Kötü duygulardan kurtulmak için kalbinizden vazgeçer miydiniz?
Evettt, uzun bir aradan sonra merhabaa! İnceleme yazmayı ama daha da önemlisi kitap okumayı özledimm. Yazılı döneminin ardından hız kesmeden okumaya devam! Bugün de sizlere dün başlayıp az önce bitirdiğim ve çok beğendiğim Kalpsizlerle ilgili düşüncelerimi paylaşacağım. Kalpsizler Genç Timaşın çıkardığı üçüncü çizgi roman ve insanlar üzüntü, korku, öfke, endişe gibi rahatsız edici duyguları hissetmemek için kalplerini aldırıyorlar. Bilgin adındaki doktor tarafından oluşturulan bu proje maalesef insanların sevgi, dostluk, merak gibi duygularını da kaybetmelerine ve âdeta hissiz birer robota dönüşmelerine sebep oluyor(tabi ki iradeleri var, robot benzetmesi ne kadar hissiz olduklarını ifade etmek için kullandığım bir tanımlama). Ve ana karakterimiz June kalbine sahip çıkan tek kişi. Çevresindeki herkesin duyarsızlığı karşısında duyguları olan June'un yalnızlığı içimizi acıtıyor tabi ki.. Aslında olaylar June'un dışarıda terk edilmiş bir kalp bulması ve onu kullanarak ablasını eski hâline döndürmek istemesiyle başlıyor. Tabi ki bu macerada ona arkadaşlık edecek biri lazım, bu noktada da Marx devreye giriyor o da kalbini verenlerden ancak yavaş yavaş hissetmeye başlamış bir çocuk ve June'un da sınıf arkadaşı. Birlikte bu projenin arka planını araştırıp her şeyi eskisine döndürmek için çabalıyorlar(spoiler vermemek için bu noktada detay vermiyorum.). Ben kurguya, yazarın üslubuna, çizimlere ve karakterlere bayıldım. Kalpsizler aslında kurgusu daha detaylı işlenip roman haline getirilse distopik- bilim kurgu kitabına dönüşebileceği, kitabı bitirdikten sonra aklımda kalan bir düşünce oldu. Sanırım bu bakış açısıyla okuduğum için son kısmı biraz absürt geldi ama sonuçta kitap fantastik kurgu üzerine