Grgl İklim

“Rüzgardan mamuldür hayat geçip gider. Lâkin fırtınanın dinmesini beklemek değildir yaşamak. Yağmurda dans etmek kırılan bir bileğin üstünde seksek oynayabilmektir. Yani ki yaşamak ciddi hadisedir. Başlayan her şey bitmekle kaimdir. En uzun en çaresiz geceni düşün sabah olmadı mı? Ey âdem! Yazgının Sisifos’tan ayrı olduğunu kim söyledi sana. Hani şu ömrü boyunca bir kayayı dik bir dağın doruğuna yuvarlamaya mahkum edilen bahtsız. Ne zaman doruğa ulaşsa kaya elinden kaçar ve Sisifos her şeye yeniden başlamak zorunda kalır Yolu yok! Bulup buluşturacak gerekirse borç harç denkleyeceksin. Umut edeceksin. Çünkü güneş yalnızca umut edebilme kabiliyeti olan insanların yüzü suyu hürmetine doğar. Karamsar olmaya hakkın yok ! İyi olacağız iyi..”
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Her gün birkaç kere öfkeden yumuşaklığa, yumuşaklıktan hüzne, ağlamaya düşüyor, yok oluyor, boşlukta salınıp kalıyor, dünyanın sonsuzluğunda tek başına... Yokluğun, hiçliğin, boşluğun çaresizliğine düşmek. Hep yitirilmiş bir şeyi aramak.Unutulmuş bir tada yeniden varabilmek. En iyisi öfke... En iyisi, en iyisi... Kendini ince, acıyan yarı ağlamaklı, tatlı bir hüzne kaptırıvereceksin, sonra birden, tâ iliklerine kadar öfkeden titriyeceksin. Ve öfke sürecek. Bir gün, beş gün, bir ay, bir yıl, bir yüzyıl... Öfkeden öyle tir tir, ağzın köpük içinde, zangır zangır, kudurmuş, gözler dışarı uğramış, pörtlemiş, öfkede, işkencede, hüzünde yaşamak. Böyle yaşamak, hiçte, dayanaksız, sevgisiz, kimsiz, hiç kimseyi hiç bir zaman kıskanamamanın insaniyetsizliği. Acısız, öfkesiz, uykusuz, düşsüz. Ot gibi, ağaç, böcek gibi. Böcek bile, sinek bile bu kadar hiçte, boşlukta değildir. Böcek bile, ağaç bile, sümüklü böcek, solucan bile. Ölüm korkusu. Gerine gerine ölüm korkusunun içine düşmek.Ölüm korkusunda çıldırmak. Çaresizliğinde dört dönmek. Acı, hüzünlü yok olmanın sessiz sızısını yaşamak... Ve ölüm korkusu, ölüm korkusunun bittiği yerin korkunçluğu...
Sayfa 24·Kitabı okudu
Edebiyat
İlle de Sezen..
Bir sabah saçlarımı, okşayıp da rüzgar İzlerini sürüp de, gidecek beyaz beyaz Ve güneş aynaya baktığımda çizgilerden Yeni bir yüz gösterecek, üzülerek biraz Yok olmaz erken daha, biraz geç kalın ne olur Hiç hazır değilim henüz Ne olur baharlarımı, bırakın bir süre daha Tanıdık değil bana güz Yok olamaz dur dur, gidemezsin Gözlerimin rengi dur, bulutlara dönemezsin Yok alamazsın beni deli zaman, dur Ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin Yok olmaz erken daha, biraz geç kalın ne olur Hiç hazır değilim henüz Ne olur baharlarımı, bırakın bir süre daha Tanıdık değil bana güz O gün başka renkte, ağaracak biliyorum Ve zorla değil ya, o rengi hiç sevmiyorum Ne olur sanki biraz, daha zaman verseniz Yıllar öfkenizi hiç, mi hiç anlamıyorum Yok olmaz erken daha, biraz geç kalın ne olur Hiç hazır değilim henüz Ne olur baharlarımı, bırakın bir süre daha Tanıdık değil bana güz Yok olamaz dur, dur gidemezsin Gözlerimin rengi dur, bulutlara dönemezsin Yok alamazsın beni deli zaman, dur Ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin Yok olmaz erken daha, biraz geç kalın ne olur Hiç hazır değilim henüz
Müzik
Ne varsa buğusu genzi yakan, Ekmek gibi, aşk gibi, Ah, ne varsa güzellikten yana, Bölüştüm, büyümüştüm.. #yusufhayaloğlu
“ Şimdiki boşvermişliğim, bir zaman çok önemsemişliğimin sonucudur.. “ Charles Bukowski