rana

rana
@iknow
1 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
*Tek başıma kapalı bir odada kaldığımda bile birinin beni izliyor olduğu düşüncesiyle hareket Ederim. Hiçbir zaman gerçekten özgür hissetmedim. Kişiliğim sadece kafamda konuştuğum bir şekilde var ve ben onu bile duyan vardır diye kendimden mahrum bırakıyorum. Sanırım benliğimi bilmek bu huylarımı bırakmadığım sürece gerçekleşmeyecek. Robot olmak istemedim Lakin insanların yaptığı ve benim kötü olduğunu düşündüğüm her şeyden o kadar uzağım ki, bunların içinde sosyalleşmek Ve kendini sevmekte var, aslında robot olmuşum. İnsanlara yardım edersem Eğer kendime iyilik yapacağımı düşünmüştüm bu yüzden herkese hayata bir kere geldiğine dair konuşmalar yaptım ama asla bunu kendime hatırlatmadım. Duygularımın çokça farkında oldum ve bu farkındalık onları kontrol etme isteğine Dönüşünce işler çığırından çıktı. İnsanları bile kontrol etmek istemeye başladım ve onlar buna karşı gelincen sinirlendim. Ağladım, Ağladım... ama hiçbir işe yaramadı. Ya hayatın gerçekten depresif bir döneminde olmam gerek ya da her şeyi abartıyorum. Tek taraflı olaya bakıyorum yani, biraz da evreni dinlemek lazım.
rana
Klavyem biraz sorunlu, kusura bakmayın...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
÷ Açıkcası, pek bir korkum yok. Karanlıktan korktuğumu söylerim ama karanlıkta tek yaptığım şey onu anlamaya çalışmak olur. Yükseklikten korktuğumu söylerim ama şehrin en yüksek tepesinde ben en mutlusuyumdur. Ölmekte bir kurtuluştur. Sadece bir korkum var sanırım: İnsanlar... İnsanların yaptığı binalarda en yüksekte olmaktan, insanların vahşetle doldurduğu karanlıktan ve doğadan korkarım. Kendim gidip deneyimlemediğim sürece insanlıktan gelen her şeyden korkarım. Bazı endişelerim var açıkcası: beğenilmemek, dışlanmak, özellikle kendime karşı, yalnız kalmak gibi... Ama bunlar korkum diyebileceğim kadar ağır duygular taşımıyorlar. Kısaca, kendimi tanıdığım sürece beşeri unsurların oluşturduğu yanıltmacalar ve hileler harici korkum yok.
rana
Eğer en büyük korkum diye adlandırmam gereken bir unsur varsa o da yanlış anlaşılmaktır. Anlaşılmamak anlatılır ama yanlış anlaşılmayı telafi etmek zordur.
Bazen, düz saçlı kızlara bakıp "Ben neden saçımı serseri gibi katlı ve dağınık kullanıyorum? Onlar gibi düzenli ve tatlı olamaz mıyım? " diye düşünüyorum. Saçımı uzatıp düzlemektense tekrar tekrar kat keserken buluyorum sonra kendimi. En sonunda da aynaya dönüp diyorum ki; "Beni ben yapan katlı saçlarımsa neden başkasına benzemeye çalışayım ki?"
rana
Bu iletiyi de düzleştirdiğim saçlarımla yazıyorum... Ne ironik ama!
"Ölüm" diye soruyorum Yücel'e, "neden ölüm.." "İnsanın kötümser, karamsar olduğu zaman değildir bence ölümü düşünmesi" diye söze başlıyor Yücel ve ardını getiriyor: "Çok mutlu olduğu zaman insan ölümü düşünür. Çünkü ölüm, mutluluğun bir parçasıdır. Ölümü böyle görmek gerekir. Yarı ölü olduğun zaman ölümü düşünmek bir şeye yaramaz." Belki de Yücel’in ölümü yumuşatma anlayışıdır bu.. ruok?
rana
yess cok guzel