mısır firavunu psammetikos, pers kralı kambyses’e yenilip esir düşer bu hikâyede. savaşın sonunda, galibiyetinin tadını çıkarmak isteyen pers kralı, firavunu olabildiğince aşağılamak için birtakım şeyler planlar. sonra da, onun zafer alayının geçeceği yola götürülmesini emreder. firavun burada, önce kızını hizmetçi olarak, elindeki testiyle kuyuya doğru giderken görür. bu akıl almaz manzara karşısında bütün mısırlılar dövünüp ağlarken, firavun kılını bile kıpırdatmadan, taş gibi öylece durur. derken, cellatlar tarafından idam sehpasına götürülen oğlunu görür ve yine tepki göstermez. gelgelelim, bütün bunlardan sonra, esirler arasında itilip kakılan yaşlı hizmetkârını görünce firavun kendini tutamaz ve birdenbire ağlamaya başlar.
herodotos, bu davranışın temelinde yatan nedeni okura açıklamaz. montaigne, bu hikâyenin yazılışından neredeyse 2000 yıl sonra, firavunun neden sadece hizmetkârını görünce dövünüp ağladığını düşünür ve bunu, “o kadar kederliydi ki, kederindeki ufacık bir artış, duygularını zaptedememesine yetmişti,” diye açıklar.