insanları sevmek demek onları çarmıhlarında seyretmek mi demek? sen acıyı kutsal hâle getirdin, acıların her türlüsünü ve en amansızını tattın diye onlara acı çekmenin mübarek olduğunu söylemek mi gerek?
sen ey ölümden dirilen, cevap ver bana: bu mudur insanları sevmek? bizler "iște insan oğlunun tanrıyı çarmıhından kurtardığı gün!" diye ne zaman haykırabileceğiz?
bu adamlar için artık hayat, sefaletten alçalmaya doğru bir iniş değil. onlar inişe karşı direnmeyi ve fedakârlıkla onu aşmayı seçtiler. bu, onlar için bir yanılsama değil, etten kemikten bir hakikattir. bu hakikat, ister bir isterse bin polisle karşı karşıya gelsin ufalanıp dağılmaz. bu, daha fazla șiddetle bastırılacak bir sürü başkaldırısı değil. onlar çevrenin desteğini, intikam almak veya imha etmek için de alyor değiller: onlar bu mücadeleyi, kendilerine insanca yaşamanın tek şansını sunduğunu görmüş oldukları için yapıyorlar.
onlara deliler diyorlar. normalde kimse onlardan bahsetmiyor. durum normale dönünce dolar ucuzluyor, aynı şekilde bazı insanlar da. deli şairler ölüme gidiyorlar, normal şairlerse kılıcı öpüp övgüler düzüyor ve sessizliğe gömülüyorlar. ekonomi bakanı çok normal bir şekilde afrika selvasında aslan ve zürafa avlarken, generaller buenos aires'in kenar mahallelerinde işçi avlıyorlar. yeni dil kuralları askeri diktatörlüğü ulusal yeniden yapılanma süreci olarak adlandırmaya mecbur ediyor.