Izzy

Izzy
@il_karabulut
"He is half of my soul, as the poets say."
15 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
1/10
·552 syf.··
2021 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2021 21:15
Okuyan çoğunluğun sevip benim asla sevmediğim bir kitapla karşınızdayım. Çok büyük bir ümitle başladım aslına bakılırsa bu kitaba ama bitirdiğimde elimde kalan tek şey hayal kırıklığıydı. Konusuna gelecek olursak: Zafira, büyüden mahrum kalmış halkını beslemek için Arz denilen lanetli bir ormanda avlanan, oraya girip çıkabilen tek kişidir. Bir gün büyüyü ülkelerine geri getirebilecek tek kişi olduğu ortaya çıkar ve Arz'dan bile daha lanetli olan Sharr adasına yolculuğu başlar. Aynı anda Ölüm Prens'i olarak bilinen, hükümdarın oğlu da aynı adaya Zafira büyüyü aldıktan sonra büyüyü ele geçirmesi için yollanır. Biz de bu süreçte olanları okuyoruz işte. Kitapla ilgili neyi sevmediğime gelecek olursak: Karakterler çok tek boyutluydu. Sözüm ona en detaylı karakter bile çok yüzeysel, gerçeklikten tamamen uzak yazılmıştı. Yan karakterler sadece yazılmak için yazılmış, hiçbiri hakkında doğru düzgün bir şey yok kitapta. Betimleme okumayı severim, hep sevdim ama bu kitapta bazı yerler gerçekten betimlemeden boğulmuştu. Beni en çok çileden çıkartan ise yahu, enemies to lovers (düşmanların sevgili olması, nasıl çevrilir hiç bilemedim) yazacaksın ama bu ikili arasındaki sevgi gelişimi YOK. Bildiğimiz yok yani. Birkaç sayfa önce birbirlerinden nefret eden karakterler birkaç sayfa sonrasında birbirlerini öpmeyi düşünüyor. Bir ikili arasında asla mı bir yakınlaşma olmaz? En azından kendi adıma konuşayım, ben asla hissetmedim. Nasir karakterine gelmek bile istemiyorum zaten, hayatımda böyle oturmamış bir karakter görmedim. Yazar en sonlara doğru "Amaan bu da olsun ne olacak" dermiş gibi geldi bana. Alakasız bir sürü olay birbirine bağlandı. İkinci kitabı okur muyum? Serileri yarım bırakmayı sevmiyorum, büyük ihtimalle okurum ama Ateşin Peşinde bu yılın en büyük hayal kırıklıklarından
Edebiyat
Ateşin PeşindeHafsah Faizal · Yabancı Yayınları · 2021522 okunma
Reklam
10/10
·288 syf.··
2021 6. kitabı
Sen ne tatlı bir şeysin yahu! Aslında kendisini webtoon olarak okumuş olduğum, daha sonra çevirildiğini gördüğümde dayanamayıp bir tur daha okuduğum şirin mi şirin çizgi roman. Karakterlerimiz Nick ve Charlie aynı sınıfa düşmeleriyle tanışıyorlar ve bu süreçte hem arkadaşlık hem de kendileri hakkında bir sürü şey öğreniyorlar. İnanılmaz şirin çizimli, bir çırpıda okunabilecek içinizi sıcacık yapan bir hikaye Kalp Çarpıntısı. Benim bu seriyle tanışmam çevrilmesinden biraz daha eskiye dayanıyor söylediğim gibi. Tekrar tekrar sıkılmadan okuyacağım bir seri oldu tanıştığımız günden beri. En sevdiğim özelliklerinden biri de çizgi roman karakterleri için kitapları olması. Yan karakterlerin kendi hikayelerinin anlatıldığı kitaplar var ve bu beni seriye daha derinden bağladı. Şu an Türkçeye sadece "Münzevi" (ki aslına bakılırsa yazar önce Münzevi'yi, daha sonrasında Kalp Çarpıntısı'nı yazmış) çevirildi sanırım. Umarım en kısa zamanda yazarın diğer kitapları da çevrilir. Seriyle eş zamanlı okuduğunuzda inanılmaz keyif alacağınızdan şüphem yok. Eğer masum, içinizi sıcacık yapacak bir aşk hikayesi okumak istiyorsanız bu kitap tam size göre. Yakında Netflix'te de dizisi çıkıyormuş, benden söylemesi!
LGBT
Kalp Çarpıntısı - Cilt 1Alice Oseman · Yabancı Yayınları · 20212,161 okunma
Hayatıma nasıl devam edeceğim konusunda hiçbir fikrim yok...
10/10
·860 syf.··
2020 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2020 04:36
Ah canım Jude, diyerek başlamak istiyorum öncelikle. Kitabın ilk üç yüz sayfası, kabul edeceğim, çok yavaş ilerliyor. Peki, değiyor mu? Kesinlikle. Bana kalırsa yazar giriş kısmına bu kadar uzun tutarak karakterlere daha çok bağlanmamızı istemiş. Kesinlikle başarılı da olmuş bu konuda. Her karakteri o kadar sahiplendim ki, şu an ne yapacağımı bilmiyorum inanın. Kitapta çok fazla tetikleyici şey var. Kendine zarar verme, taciz, tecavüz, pedofili, intihara teşebbüs, uyuşturucu kullanımı, seks işçiliği ve daha nicesini içeriyor bu kitap. Eğer bu konuları okuyabileceğinizi düşünmüyorsanız, kesinlikle tavsiye etmiyorum. Kitap hakkında görüşlerim o kadar karışık ki. Kitap temelde üniversiteden beri arkadaş olan dört erkeği anlatıyor: JB, Malcolm, Jude ve Willem. Ağırlıklı olarak Jude okuyoruz ama. Favori kitaplar listeme hızlı bir giriş yaptı kendisi ama biri bana "Kitap önersene bana ya." diye gelse asla önereceğim bir kitap değil, duygusal açıdan paramparça oluyorsunuz çünkü. Karakterler ilgili söyleyeceklerime gelirsek: Jude, tüm kitap boyunca sevgi battaniyesiyle sarmak istedim bu yavrucağı. Mental hastalıkların sizi nasıl içten içten yediğinin çok güzel bir örneği kendisi. Yaşadığı hiçbir şeyi hak etmemiş, tertemiz bir karakter. JB, gerçekten sevmek için çok uğraştığım, özünde iyidir ya dediğim, bana aksini kanıtlamak için hiçbir şey yapmamış olan karakter. Malcolm, grubun ara bulucusu kendisi. Ilıman, mesleğine aşık, pek de sevdiğim bir abimiz. Willem, ah Willem ah! Jude'dan daha çok sevdiğim tek karakter olabilir. Çok sadık, başarılı, fedakar, arkadaşları için dünyayı tersine döndürecek bir tip. Bu kitapta en çok seni özleyeceğim Willem. Genel olarak karakterleri, yazım şeklini, olay örgüsünü çok sevdim. Tekrar söylüyorum kitapta bir sürü tetikleyici öge var. Ben
Değersiz Bir HayatHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma