İlayda Ergül

İlayda Ergül
@ilayda_ergul
• Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Şimdi anlıyorum ki değilmiş... Yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lazımmış... Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş... Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar... • İstanbul öyle bir hale gelmiş ki sokakta kaldırımların üstünde yatıp ölsen: "Acep insan açlığından nasıl ölürmüş hele bir seyredelim!" diye etrafına bir yığın ahali birikecek... • ... Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti. • Mağlûbum, fakat düşmanla göğüs göğüse çarpışan, son kurşunu attıktan sonra yere serilen bir asker gibi mağlûbum. • Bir köşede kendimi unutturmaktan, başımı dinlemekten başka bir şey istemiyorum. • Her biri başlı başına bir âlem olan binlerce insanla ayrı ayrı çarpışmaya imkân olmadığını anlamıştım. • Ben kendi yolumda metin adımlarla yürüdükten sonra korkum ne? • Dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir. • İnsanlar hiçbir vakit ıstırap çektikleri zamandaki kadar güzel olmuyorlar. • Kendine bakmayıp da başkalarına nasihat vermeye nasıl cesaret ediyorsun? Günümün birkaç saatini kitaplara verdim. Okurken başka bir dünyaya girer, bütün dertlerimi unuturdum.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Acımak / Reşat Nuri Güntekin
9/10
·159 syf.··
2021 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 15:33
Adından da belli olduğu üzere, eserin konusu merhamet. Önyargılar ve yanlış anlamalar yüzünden kayıplarla dolu olan bir hayatı ele alıyor. Burada Mevlânâ’dan bir alıntı yapmak istiyorum. "Benim hayatımı yargılamadan önce, benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. Hüznü, acıyı ve neşeyi tat. Benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl. Yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gibi. Ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin." (Spoiler) Kısaca özetlersem: Zehra, zaaflara tahammülsüz, mükemmeliyetçi ve küçükken yaşadıkları yüzünden acıma duygusu olmayan bir muallimedir. Maarif Müdürü onun yaptıklarını çok takdir etse de acıma duygusu yüzünden onu hep uyarır. Babasının ölüm döşeğinde olduğu haberini alınca gitmek istemez, bu yüzden Tevfik Hayri Bey ile tartışır. Ertesi gün gitmeye karar verir. Gittiğinde babası vefat etmiştir, Zehra’nın gözleri bile dolmaz ve sitemlidir. Bu hali yüzünden babasının yanı başında ağlayan iki kadın Zehra’yı kınar. Babasından kalan eşyaları ilk başta almak istemez, fakat gece uyku tutmadığı için ve içte içe merak ettiği için babasının eşyaları olan kutuyu kurcalamaya başlar. Babasının hatıra defterini bulur ve okumaya başlar. Okudukça Makbule Hanım’ın ve annesinin onu babasına karşı nasıl manipüle ettiğini anlar. Her şeyi anlayınca babasının olduğu odaya gider, babasının yırtık çoraplı ayaklarını öperek babasından af diler. Birkaç gün sonra mektebe dönen muallime artık acımayı öğrenmiştir. (Spoiler sonu) Kitap özellikle sonlarına doğru beni çok derinden etkiledi ve bazı cümleler gözlerimin dolmasına sebep oldu. Acıma duygusu… Özellikle son dönemlerde insanların merhametini yitirdiğini düşünüyorum. Her akşam haberlerde çıkan kadın cinayetleri, sokak hayvanlarına şiddet,
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma

İlayda Ergül

, bir kitap okudu
9/10
·159 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2021 15:33
·
2021 1. kitabı
Reşat Nuri Güntekin
8.9/10 · 51,6bin okunma