İlayda Ergül

İlayda Ergül
@ilayda_ergul
• "Evet, her şey çürüyor, her şey... İnsanlar da çürümeyecekler mi?" • "Ne olan biteni fark edebiliyor ne de bir şeyler hissedebiliyordu. Sanki yaşamıyordu." • "Hiçbir el sıkamazsın ki mümkün olsa seni bir çukura itmeyeceğine emin olasın." • "Hak eden mutlu olur, ya da Goethe’nin dediği gibi, hak eden kazanır ve kazanamayan layık değildir." • "Ah bu eksiklik duygusu… İnsan değilim sanki bir denklemim.." • "Eylül, esef ve özlem ayıdır." • " Her gün ölüyordu yavaşça, usulca..." • " Ölümden başka hiçbir şey gerçek, hiçbir şey sonsuz değildi. " • "İnsan mutlu olduktan, sevdikten, sevildikten sonra her şey boştu." • "Herkes, samimiyetini başka bir zamana saklıyormuş gibi..." • "Ama nasıl yaşıyorlar Yarabbim. Sevmeden, sevilmeden nasıl yaşanıyor?" • "Namus… Herkesin söylediği, fakat kimsenin rast gelmediği bir nevi kuş olmalı…" • "Yüreğinizdeki sevgiyi israf ediyorsunuz." • "İnsan eminim sandığı şeylerde o kadar çok yanılır ki!" • "Ah insanlar! Şu insan kalbi!... Yüz bin manalı bir muamma... İçinden çıkmak mümkün değil..." • " Müzik kadar etkili hiçbir şey yoktur. " • "Erkekler var ki olmasalar iyi olmazdı, fakat kadınlar var ki olmasalar hiçbir şey olmazdı." • "Nedir bu insanın içten içe çürüyüşü..."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eylül / Mehmet Rauf
6/10
·256 syf.··
2021 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 23:32
Eylül ilk olarak 1900 yılında, Servet-i Fünun dergisinde hikâye olarak yayımlanmış ve büyük beğeni toplaması sonucunda, 1901 yılında kitap haline getirilerek Türk edebiyatı klasik romanları arasında yer almıştır. Ayrıca Mehmet Rauf, bu romanla Türk Edebiyatına ilk psikolojik romanı kazandırmıştır. Bu romanı Halit Ziya'ya ithaf etmiştir. Kitabın ismi, Suat’ın ruh halini eylüle benzetmesinden gelmektedir. Konusu Suat ve Necip’in yasak aşkıdır. Özetlersem: (SPOİLER) Süreyya ve karısı Suat, Süreyya’nın babasının evinde oturmaktadır. Babası hem yaşlı, hem dediği dediktir. Onun yüzünden her yaz köye gelirler ve orada sıkıntıdan patlarlar. Süreyya’nın eskisi gibi olmayıp yavaş yavaş sıkıldığını fark eden Suat mutluluklarını devam ettirebilmek adına yeni heyecanlar bulmaya çalışır. Gizlice babasından para isteyip eşi için bir yalı kiralar. Kocası bu duruma çok sevinir. Necip de hem dostları hem de akrabaları olarak Suat ve Süreyya’nın yanına gelir. Süreyya sürekli yelkenlisiyle gezer ve balık tutar, Suat her ne kadar Süreyya ile gitmek istese de onu deniz tuttuğu için evde kalmayı tercih eder. Süreyya denizdeyken Suat da Necip’le birlikte piyano çalmaktadır. Bu uzun yaz tatilinin sonlarında Necip Bey, Suat Hanım’a bir şeyler hissettiğini anlar. Bu durumdan kurtulmaya çalışsa da başaramaz. Sonunda çare olarak onların yanından ayrılmaya karar verir. Giderken Suat’ın eldivenlerinden bir tanesini habersiz olarak anı kalması için alır. Sonradan Necip’in tifoya tutulduğu öğrenilir. Süreyya ve Suat buna çok üzülürler. Tehlikesi geçince Necip’in yanına giderler. Necip hastalığın etkisiyle sinirli ve yorgundur. Hacer, Necip’in hastalığı sırasında kendiden geçmiş olduğu zamanda yastığının altında bir bayan eldiveni bulmuştur. Hep birlikte hasta hakkında konuşurlarken Necip’in
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202050bin okunma

İlayda Ergül

, bir kitap okudu
6/10
·256 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 23:32
·
2021 3. kitabı
Mehmet Rauf
7.5/10 · 50bin okunma
• Gözlerini ölülere ağlaya ağlaya ve dirileri görmeyecek bir duruma getirmenin dünyada olanlara zararlı, ahrettekilere yararsız olduğunu bilirdi. • Ne yazık! İnsan için her gün ortaya çıkan bin türlü isteğin kaçına zafer nasip olur! • İnsan bir garip hayvandır, her şeye alışır, alışmadığı şeyden korkar. • Halka söylemekten utanacağın bir işi yapmaktan nasıl utanmazsın? Sen herkesten alçak mısın ki yaptığın bir işi, ötekinin berikinin bilmesinden utanç duyarken, yalnız senin bilmenden utanç duymayasın! • Sevdiğini üzmek istemiyorsan sakın doğruyu söylemekten çekinme. Gerçeği gizleme! Çünkü gizlediğin gerçeği sevdiğin kişi ileride öğrenirse, senin korktuğundan daha fazla üzülür. • Düzeni sağlayacak yalan, karışıklık yaratacak doğrudan iyidir. • İnsanın durumu budur, bir amacın arkasında dolaşır fakat meydana gelmesine en fazla umutlu olduğu zaman yaklaşmasından çekinmeye başlar. • Sanki kader ressamı, daima birbirine musallat olmak ve biri diğerinden kurtulmamak üzere; vefa, ihanet ve intikam duygularının göz aldatıcı bir levha üzerinde toplanmasını istemişti. • Gönlündeki pişmanlık; fani bir ömrü değil, sonsuz bir hayatı bile, kovulması mümkün olmayan acı bir ümitsizlik için de geçirmeye yeterdi. • Meşhurdur ki: "Son pişmanlık fayda etmez." • En sonunda gene acziniz görünür; gönül ölümden başka bir şey arzu etmemeye başlar. İnsan yatağının yorganına, çarşafına bakar da kefenden, topraktan bir farkını göremez. Kendini telef etmek ister, ona da kıyamaz. Çaresiz işin sonunu beklemeye karar verir, değil mi? • Zihninin kurabildiği ne kadar düşünce ve hayal varsa hepsini birer birer gözünün önünden geçirdi. Hepsi gözüne uyku gibi tatlı, fakat gece gibi karanlık ve huzur gibi olanaksız görünürdü. • Güzelliği seyretmek yetmiyor mu da el uzatıyorsun? Ey başı belalı
İntibah / Namık Kemal
9/10
·164 syf.··
2021 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2021 22:21
İntibah(Uyanış-Uyanma), Türk Edebiyatı’nın ilk edebi romanıdır. Aslında ismi ‘‘Son Pişmanlık’’ olarak belirlenmiştir ancak o zamanki şartlar dolayısıyla sansürlenmiştir. Eserin konusu da başlıktan anlaşılacağı üzere son pişmanlığın bir faydasının olmamasıdır. Elif Şafak’tan bir alıntı yapmak istiyorum burada. ‘‘Sizi bilmiyorum ama ben pişmanlık duyabilen insanları seviyorum. Çünkü pişkinlik ne kadar ucuzsa, utanç o kadar değerlidir.’’ (Spoiler) Özetlersem: Ali Bey; iyi eğitimli, varlıklı, yirmi iki yaşlarında fakat tecrübesiz bir gençtir. Bir gün Çamlıca’da gezerken Mahpeyker isminde çok güzel bir kızla tanışır. Bey, ilk karşılaştıkları anda bu kadına tutulur, fakat kadının kirli geçmişinden habersizdir. Hemen evlenmek arzusu içinde olduğunu söyler. Mahpeyker kabul etmez, çünkü Bey’in evlenmeden önce onun geçmişini araştıracağını ve her şeyin ortaya çıkacağını bilir. Zamanla buluşmalarını sıklaştırırlar. Ali Bey; Mahpeyker’le görüştüğünden beri işini ihmal eder, eve geç gelir, kötü alışkanlıklar edinir olmuştur. Bir müddet sonra ailesi ve arkadaşları durumu öğrenir. Bey’i bu kötü durumdan nasıl kurtarabileceklerini düşünürler ve ona Mahpeyker’in tam zıttı olan, Dilaşub adında bir cariye alırlar. Dilaşub’un çok saf bir güzelliği vardır, namusludur. Ali Bey de Dilaşub’u beğenir fakat Mahpeyker’den dolayı ilgi göstermez. Bir gün Mahpeyker’in evine gidip onu orda bulamayan Ali Bey biraz araştırmayla kadının nasıl biri olduğunu anlar. Bu sırada annesi Dilaşub’u Bey’e tekrar önerir. Bu sefer Bey de ona ilgi gösterir. Evlenmelerine karar verilir. Durumu öğrenen Mahpeyker ise çok sinirlenir ve bu durumu hazmedemez. Ali Bey ve Dilaşub’dan intikam almaya karar verir. Tanıdıkları aracılığıyla Dilaşub’u iftiraya uğratır, onu kendisi gibi namussuz gösterir. Kendisini Dilaşub’la
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma