İlayda Ergül

İlayda Ergül
@ilayda_ergul
• "Hayat doğanın bir hediyesidir fakat iyi yaşamak için erdemli olmak gerekir." • "İnsan, niyetinin saflığı içinde elinden gelenin en iyisini yaparsa evren ona yardım eder. " • "Çocuğunuzun olmasını istediğiniz gibi bir insan olun, gerisini zamana bırakın. " • "Yarın dağların yerini değiştireceğini hayal ediyorsan, bugünden küçük taşları kaldırmaya başlamalısın." • "İncelenmemiş hayat yaşanmaya değmez." • "Yaşamınızın tanığı yoksa bedenen var olursunuz ama ruhen olamazsınız. " • "Onun yolu savaşçı yolu; kendi gücü içinde kalan işleri en mükemmel şekilde yapmaya baş koyma yolu…" • "Bence dilencilik, kişinin hak etmediği bir şeyi, karşılığını vermeden istemesidir." • "Biz kendi yaşamımızda var mıyız? Yaşamımızda kendimiz olarak yer alabiliyor muyuz? Yaşamında var olmak, kendisi olarak yer alabilmek kolay değil. Her şeyden önce cesaret ister. Bilinç ister. Yaşam sevgi ister. " • "Kahraman, benim için, farkında olan bir insandır. Farkında olan ve farkında olduğunun da farkında olan bir insan. Böyle bir insan neyi bilmediğini de bilir; neyi ne kadar bildiğini de. Bilmediğinin farkında olarak o bilmediğini bildik hale getirmek güçlü bir insanın özelliğidir." • "Özgürlüğünün sorumluluğunu alan ve bu sorumluluğun gereğini yapan insan benim gözümde bir kahramandır." • "Gerçekleri soğukkanlılıkla kabulleniş, içinde bulunduğumuz durumun artılarını, eksiklerini, olabilirliklerini ve olmazlarını saptamayı, yaşam savaşının stratejilerini ve taktiklerini bunlara göre belirlemeyi mümkün kılar." • "Ne kadar önemli değil mi, bir bilgi kırıntısının yardımıyla güçlü bir gelecek yaratabileceğinizi hissediyor ve bir karar alıyorsunuz. Hayatınızı yönlendiren o kararı sizin kendinizin almış olması ne kadar önemli, değil mi? " • "Ben sevilmeye değer bir insanım. Başka hiç kimse beni sevmese
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Doğan Cüceloğlu / Onlar Benim Kahramanım
Puan vermedi·222 syf.··
2021 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 16:55
Kitap Gültekin Yazgan ve eşi Tülin Yazgan’ın yaşamını konu alıyor. Doğan Cüceloğlu, eserinde "Onların yaşamını bilmek Türkiye’yi zenginleştirecekti; buna inanıyordum. " diyor. Peki, Cüceloğlu neden onları kahramanı olarak görüyor? Yazarımızın kendi sitesinden bir alıntı yapmak istiyorum. "Dünyaya bakış tarzımız, temel değerlerimiz değiştikçe, kimi kahraman olarak gördüğümüz değişir. Birçok kişi gençken kahramanını spor alanından, magazin dünyasından seçer, yaşları ilerledikçe ilk kahramanlar iş yaşamından ya da siyaset alanından yeni kahramanlarla yer değiştirir. Değerlerimiz değiştikçe kahramanlarımız değişir." Yazarımızın Gültekin Yazgan ve Tülin Yazgan’ı rol model olarak almasının sebebi, onların cesaret ve inançla temel değerlerini savunmasıdır. Gerçeği kabul etmek, kendi yaşamından sorumluluk almak, hizmet etmek, kişisel bütünlük, kalite, yaşama gönül koymamak… Eserin kategorisi kişisel gelişim. Ancak çoğunlukla Gültekin Yazgan’ın yazmış olduğu "Kör Uçuş" kitabından alıntılar yapılmış, bu yüzden daha çok otobiyografi tadında. Akıcı bir kitap, okurken sıkılmadım. Özetlersem: Gültekin Yazgan, retina yırtılması sonucu 11 yaşında kör olmuştur. Küçük yaşına rağmen mazeretlerin ardında sorumluluk almaktan saklanmak yerine; gerçeği kabul edip gerçekçi bir bakış açısıyla yapabileceklerini tartmış, hedeflerine ulaşmak için çabalamaya başlamıştır. Braille alfabesini öğrenmiş. On sekiz yaşında dışarıdan ilkokul, ortaokul ve liseyi bitirip Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni de birincilikle bitirmiştir. 28 yıl avukatlık yapmış, psikoloji kitapları başta olmak üzere birçok eğitim kitabının çevirisini yapmıştır. Altı Nokta Körleri Eğitme ve Kalkındırma Derneği'nin kurucu üyesi olmuş, kendi hayatını anlattığı Kör Uçuş kitabının yazmış, birçok kişiye yol gösterici
Onlar Benim KahramanımDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20111,059 okunma

İlayda Ergül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·222 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 16:55
·
2021 4. kitabı
Doğan Cüceloğlu
8.7/10 · 1.059 okunma
• "… evde kapalı kalan ve ehli bir hayvan halinde, fakat çok daha maksatsız büyüyen kızların hepsinde olduğu gibi, onda da, vücudunu ve kafasını hiçbir şeyle meşgul etmeden, hiçbir şey düşünmeden ve hiçbir şey yapmadan saatlerce, günlerce, belki aylarca, senelerce beklemek kabiliyeti vardı ve içini yakan düşüncelerden bitap bir hale gelince, bu mutlak hiçliğin kucağına atlıyordu" • "Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti... " • "Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek..." • "‘O gelmez artık!’dedi. ‘Nereden biliyorsun?’ dedim. ‘Gidişinden belliydi!’dedi. " • "Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var..." • "Fakat her şey geçer, her şey unutulur. Kendini bir felâketin içinde kaybetmenin manası yoktur. İnsan birazcık da kalender olmalıdır!" • "İki insanın birbiriyle karşılaşması kadere, tanıştıktan sonra yan yana kalmaları ise onların gayretine bağlıdır." • "Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor..." • "Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığını; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür... " • "Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek..." • "Geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi. " • "Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak
Sabahattin Ali / Kuyucaklı Yusuf
8/10
·222 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 16:46
Sabahattin Ali’nin 1937’de yazdığı bu eser, yazarın roman türündeki ilk eseridir. 1985 yılında Feyzi Tuna tarafından aynı adla sinemaya uyarlanmış. Metni yazmadan önce yazarın hayat hikâyesini merak edip araştırdım. İlgimi çeken kısımlarına kısaca değineceğim. Yazar, Atatürk’ü yeren bir şiir okuduğu için hapse girmiş. Sonra işine geri dönebilmesi için eski fikirlerinden vazgeçmesi gerektiği söylenmiş, bunun üzerine yeni bir şiir yazarak Atatürk’e bağlılığını belirtmiş. Bir zaman sonra asılsız bir ihbarla yine hapse düşmüş. Otuz yaşında, hapisteyken ilk kitabını yani Kuyucaklı Yusuf’u yazmış. Roman anarşist bulunmuş ve 1937’de toplatılmış. Aile hayatı ve askerlik aleyhinde diye mahkemeye verilmiş. Yazar, 1940’ta İçimizdeki Şeytan isimli kitabını yayınlamış. Devlet dairelerindeki yolsuzluğu yazdığı için milliyetçi kesimin tepkisini çekmiş. İşten çıkarılmış. 1943’te Kürk Mantolu Madonna’yı -bu eser de çok övülüyor okuyucular tarafından, ben de okumak istiyorum kısa zamanda- yazmış. 1945’te İstanbul’da gazetecilik yapmaya başlamış. Özellikle ‘‘Toplatılmadığı zamanlar çıkar.’’ ya da ‘‘Yazarları hapishanede olmadığı zaman çıkar.’’ ibareleriyle yayımlanan gazete, etkin bir muhalefet odağı olmuş. Çektiği tepkiler davalara dönmüş, gazetede yazanların -Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve Sabahattin Ali- başı hep derde girmiş. Sabahattin Ali Bulgaristan’a gitmek istemiş, ancak pasaport çıkmamış. Kaçmaya karar vermiş. Hapisteyken tanıştığı Berber Hasan Tural’ın bulduğu Ali Ertekin aracılığıyla kaçarken, "Milli hisleri tahrikten" sopayla öldürülmüş. Öldürüldüğünde 41 yaşındaymış. 1948’de tutuklanan Ertekin; 1950’de 4 yıl hüküm giymiş, bir hafta sonra çıkan aftan yararlanarak çıkmış. Gelelim eserle ilgili fikirlerime: Edebiyatımızca sıkça işlenen konuları ele almış, Yeşilçam havası veren bir
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma