Bir ülkenin nasıl yönetildiği devletin meselesidir. Ülkede yaşayanlar bunu üzerlerine alınmayabilirler. Nihayetinde hataları yapanlar kendileri değildir. Buna karşılık toplumsal bir mesele, bizzat kendilerinin meselesidir. Düşünsenize, ‘hırsızlık rejimi’ demekle ‘Hırsızsınız!’ demek arasındaki farkı.
Dünya kadar çakal, kurulma sürecini tamamlama çabasındaki genç cumhuriyeti soyup soğana çevirmenin peşindeyken, bir avuç gerçek aydın, yoksullara, işçilere ve köylülere sahip çıkmanın derdine düşmüştü.