Spinoza sesleniyor ve daha pek çokları sesleniyor; acelemiz var, hele bizim tüm zamanlarda olduğundan daha çok acelemiz var, duymuyoruz. 'Vakit, nakittir'i yanlış anlamış olarak sürüklenip gidiyoruz; sürdüğümüz teknoloji harikası hızlı araçlarımız ile otobanlarda, evet hız tahdidini az bulup hız tahdidini geçtiğimiz otobanlarda, hatta daha hızlısı da var, uçaklarda, sürünüyoruz, bir adım öteye gitmiyoruz;
hani "az gittik uz gittik dere tepe düz gittik bir de dönüp arkaya baktık ki bir arpa boyu yol bile gitmemişiz" demiş ya mesel, aynen o misal; çünkü duymuyoruz ...
' Umudum var' deyip oturuyorsak, bilmeliyiz ki, bu umudun nedeni biz değiliz. Çünkü biz olsaydık, oturmazdık; eyleme geçmiş olurduk ve hatta belki de öyle hızlı bir şekilde ki, bizi eyleme geçirenin bir duygu olduğunu, umudun evrildiği güven duygusu olduğunu bile farketmeden eyleme geçmiş olurduk.