"Gördün mü? Derhal sapıtıyorsun. Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır. Hatta biraz ileri gideyim, kendi yaşamamız için... Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğrunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun! Yaşamak, herkesten daha iyi, herkesten daha üstün yaşamak, insanlara hâkim olarak, kuvvetli, belki de biraz zalim olarak yaşamak... Dünyada bundan başka istenecek ne vardır? Hayatını bu gayeye vakfet, görürsün, nasıl birdenbire canlanacaksın!”
“Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hâkim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.”
“En derin korkumuz, yetersiz olmamız değildir.
En büyük korkumuz, sonsuz güce sahip olmamızdır.
Kendi karanlığımızdayken
kendi ışığımızdan şüpheye düşeriz.
Kendimize sorarız: "Ben kimim ki
ışıl ışıl, coşkulu, sevilen ve harika biri olayım?"
Siz Tanrı'nın bir çocugusunuz.
Eğer kendinizi kısıtlarsanız, bu dünyanın işine yaramaz.
Eğer etrafinızdakiler güvensiz hissetmesin diye
kendinizi küçültürseniz
bunun aydınlanmayla hiçbir ilgisi olmaz.
İçimizdeki Tanri'nın
ihtişamını gerçekleştirmek için doğduk.
O, sadece içimizden bazılarında değil, her insanın içinde yer alıyor.”