“Barut elbet yeniden keşfedilecek. Bunu hiçbir şey durduramaz; o bildik, eski hikaye defalarca tekrarlanacak. İnsan ırkı çoğalacak, erkekler savaşacak. Barut yüzünden milyonlarca insan ölecek ve ancak bu sayede, uzun zaman sonra, ateş ve kanla yazılmış yeni bir uygarlık gelişecek. Ama bunun ne yararı var ? Eski uygarlık nasıl çöküp gittiyse, yenisi de gidecek. Yeniyi inşa etmesi belki elli bin yıl alacak fakat o da yok olacak. Her şey yok olur. Geriye sadece daima akış halindeki kozmik güç ve öz kalır ve onlar da devinip tepkimeye girerek, rahip, asker ve kraldan oluşan ve hiçbir zaman son bulmayan karakterleri meydana getirecek.”
“Gerçi ne fark ederdi ki ? Ne de olsa, iyi ya da kötü, güçlü ya da zayıf, yaşamı seven ya da küçümseyen, herkes ölüyordu. Ölüyorlardı. Her şey ölüyordu.”