“Felsefenin de aynen dinler gibi ölüme ihtiyacı olduğu için, eğer felsefe yapıyorsak, bu öleceğimizi bildiğimizdendir, montaigne bey demiştir ya, felsefe yapmak, ölmeyi öğrenmektir.”
“Gelecek, gelecek olarak var olmaz; gelecek, bir yaratıdan, şimdinin bir parçasını oluşturmaktan başka bir şey değildir; bu yaşama, bu tedirgin, bu hüzünlü, bu acılı yaşama, günden güne kaçan, uzaklaşan bu gelecek uğruna katlanmak, bu saçma sapan yaşamın en acı saçmalığıdır.”
Afganistan’da aynı evde yaşayan, birlikte büyüyen fakat hayatları birbirinden çok farklı olan Hasan ile Emir’in hikayesi. Hasan evin yardımcısının oğlu iken Emir evin sahibi Baba’nın oğludur. Birlikte büyüyen iki çocuğun yolları bir şekilde ayrılır. Bu süreçte Emir’in başından geçenleri okusak da Emir ile Hasan’ın yolları ilerde bir şekilde tekrar kesişecektir.
Kitap son derece akıcı, başladığınız andan itibaren elinizden bırakamayacaksınız. Ayrıca kitapta o kadar farklı duygular bir arada işlenmiş ki yeri geldi Emir’e hatalarından ötürü çok kızdım ve Hasan ile birlikte üzüldüm, yeri geldi Hasan’a acıdım, yeri geldi Emir yerine pişmanlık hissettim.
Khaled Hosseini nin okuduğum ilk kitabıydı Uçurtma Avcısı (Midi Boy) . Yazarın diğer kitaplarını okumak için de sabırsızlanıyorum. Genç veya yaşlı farketmez, herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Keşke daha önce tanışsaydım yazarla dedim okuduktan sonra. Mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız.