Öyleyse, bütün ayrıntılardan soyutlanır ve yalnızca hızlı izlenime, anlık bir algının verdiği doğal toplama sadık kalırsam, şunu görüyorum -hiçbir şey!- Hiçbir şey; ama son derece zengin bir hiçlik.
... Alman halklarının en büyük erdemleri, tembelliğin şimdiye dek yarattığı bütün kötülüklerden daha fazla felaket üretmiştir. Gözlerimizle gördük: bilinçli çalışma, en iyi eğitim, en ciddi disiplin ve uygulama, korkunç amaçlara hizmet eder hâle getirilmiştir.
Bu kadar çok erdem olmasaydı, bu kadar çok dehşet ve mümkün olmazdı. Bu kadar kısa sürede bu kadar çok insanı öldürmek, bu kadar çok malı yok etmek, bu kadar çok kendi yerle bir etmek için elbette çok fazla bilgi gerekmiştir; ama ahlâkî nitelikler de en az onun kadar gerekmiştir. Bilgi ve Ödev, yani siz de mi kuşku altındasınız?
Ama bu bir "entelektüel Hamlet”tir. Hakikatlerin yaşamı ve ölümü üzerine düşünür. Tartışmalarımızın bütün nesneleri onun hayaletleridir; görkemimizin bütün unvanları onun pişmanlıklarıdır. Keşiflerin ve bilgilerin ağırlığı altında ezilir; bu sınırsız etkinliğe yeniden sarılacak gücü kendinde bulamaz. Geçmişi yeniden başlatmanın can sıkıntısını, durmadan yenilik peşinde koşmanın çılgınlığını düşünür. İki uçurum arasında sendeleyip durur; çünkü dünyayı durmaksızın tehdit eden iki tehlike vardır:
düzen ve düzensizlik.