Pierre Rivière

Pierre Rivière
@ilcavaliereinesistente
Yerde uzanmış, sakin bir hayvan alışılmadık bir ses duyar: olay budur. Kulağım, sonra boynunu diker; kaygı onu sarar; dönüştürme gücü bütün bedenine yayılır, onu ayakları üzerine kaldırır; kulağı yönlendirir ve hayvan kaçar. Zayıf bir uğultu yetmiştir. Aynı şekilde, olgulara son derece duyarlı bir tin -alışkanlığın duyarlılığı aşındırmadığı bir tin- sıradan bir olayla (örneğin bir cismin düşmesiyle) uyanır, takılır; entelektüel kaygı onu sarar ve sorular ile koşullardan oluşan bütün sanal sistemine yayılır... Newton, birleşimlerinin ormanında yirmi yıl kalır.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Reklam
...Tin, kendini tekrarlamamaya eğilimlidir, yinelemeye karşı isteksizdir, her ne kadar kazara kendini yinelediği olsa da böyledir. Buna karşılık, her zaman bir dizinin yasasını bulmaya, sınıra geçmeye (matematikçilerin dediği gibi) eğilimlidir; yani öngörülen tekrarı egemenliği altına almaya, aşmaya, bir bakıma tüketmeye eğilim taşır. Tanımladığı öğeleriyle sonsuzluğu bir formüle indirgemeye yönelir. Matematik bilimi, özünde ve büyük ölçüde, saf tekrarın biliminden başka bir şey değildir: yakaladığı mekanizmayla tekrarı özetler.
Sayfa 57·Kitabı okudu
İnsanlığa dışarıdan bakan bir gözlemci, insanın çoğu kez eyleminin görünür bilmesin yokmuş gibi davrandığını görürdü; sanki ona başka bir dünya hazırmış, sanki görünmez şeylerin etkilerine ya da gizli varlıklara itaat ediyormuş gibi. Yarın, bir güçtür...; o gözlemci, görmekle yetinmek zorunda kalırdı.
Sayfa 55·Kitabı okudu
"Yarın edebiyatta, felsefede, estetikte neyin ölü neyin diri olacağını kimse söyleyemez. Hangi fikirlerin ve hangi anlatım biçimlerinin kayıplar listesine yazılacağını, hangi yeniliklerin ilan edileceğini henüz kimse bilmez." "Umut, kuşkusuz, kalır ve yarı sesle şarkısını terennüm eder: Et cum vorandi vicerit libidinem Late triumphet imperator spiritus. Ama umut, varlığın, kendi tininin kesin öngörülerine karşı duy duğu güvensizlikten başka bir şey değildir. Varlığa olumsuz her sonucun, tinin bir yanılgısı olması gerektiğini fısıldar. Oysa olgular açıktır ve acımasızdır: Binlerce genç yazar ve genç sanatçı ölmüştür. Avrupa kültürüne dair yanılsama yitirilmiştir ve bilginin hiçbir şeyi kurtarmaya muktedir olmadığının kanıtı ortadadır; bilim, ahlâki iddialarında ölümcül biçimde yaralanmış, uygulamalarının zalimliğiyle adeta onurunu yitirmiştir; idealizm güçbela galip çıkmış, derinden yaralanmış, düşlerinden sorumlu hâle gelmiştir; gerçekçilik hayalkırıklığına uğramış, yenilmiş, suçlarla ve hatalarla ezilmiştir; açgözlülükle vazgeçiş eşit ölçüde aşağılanmıştır; inançlar kamplarda birbirine girmiştir- haç haça karşı, hilal hilale karşı; hatta kuşkucular bile, böylesine ani, böylesine şiddetli, böylesine sarsıcı olaylar karşısında sersemlemiş, düşüncelerimizle kediyle farenin oynadığı gibi oynamaktadır -kuşkucular kuşkularını yitirir, yeniden bulur, yeniden getirir ve artık tinlerinin hareketlerini nasıl kullanacaklarını bilemez hâle gelirler."
Sayfa 52·Kitabı okudu
Ama insan, kendi içinde, çevresi ile sürdürdüğü dengeyi bozacak olanı barındırır. Onu hoşnut eden şeyden hoşnutsuzluk duymaya yetecek olan şeye sahiptir. Her an, olduğu şeyden başka bir şeydir. İhtiyaçlarından ve bu ihtiyaçların doyumlarımdan oluşan bir kapalı sistem oluşturmaz. Doyumdan, nasıl olduğunu bilmediğimiz bir güç fazlası üretir; bu fazlalık bizzat doyumunu altüst eder. Bedeni ve iştahı daha yeni yatışmışken, onun en derininde bir şey kımıldanır; onu rahatsız eder, aydınlatır, kışkırtır, kamçılar, gizlice yönlendirir. Ve bu şey Tindir- tükenmez sorularıyla silahlanmış Tin... .... Hem öne geçen hem geride kalan; hem kuran hem yıkan; hem rastlantı olan hem hesaplayan odur. Dolayısıyla gerçekten de "olmayan"dır ve "olmayanın aracı"dır...
Sayfa 27·Kitabı okudu
Reklam