"Yarın edebiyatta, felsefede, estetikte neyin ölü neyin diri olacağını kimse söyleyemez. Hangi fikirlerin ve hangi anlatım biçimlerinin kayıplar listesine yazılacağını, hangi yeniliklerin ilan edileceğini henüz kimse bilmez."
"Umut, kuşkusuz, kalır ve yarı sesle şarkısını terennüm eder:
Et cum vorandi vicerit libidinem
Late triumphet imperator spiritus.
Ama umut, varlığın, kendi tininin kesin öngörülerine karşı duy duğu güvensizlikten başka bir şey değildir. Varlığa olumsuz her sonucun, tinin bir yanılgısı olması gerektiğini fısıldar. Oysa olgular açıktır ve acımasızdır: Binlerce genç yazar ve genç sanatçı ölmüştür. Avrupa kültürüne dair yanılsama yitirilmiştir ve bilginin hiçbir şeyi kurtarmaya muktedir olmadığının kanıtı ortadadır; bilim, ahlâki iddialarında ölümcül biçimde yaralanmış, uygulamalarının zalimliğiyle adeta onurunu yitirmiştir; idealizm güçbela galip çıkmış, derinden yaralanmış, düşlerinden sorumlu hâle gelmiştir; gerçekçilik hayalkırıklığına uğramış, yenilmiş, suçlarla ve hatalarla ezilmiştir; açgözlülükle vazgeçiş eşit ölçüde aşağılanmıştır; inançlar kamplarda birbirine girmiştir- haç haça karşı, hilal hilale karşı; hatta kuşkucular bile, böylesine ani, böylesine şiddetli, böylesine sarsıcı olaylar karşısında sersemlemiş, düşüncelerimizle kediyle farenin oynadığı gibi oynamaktadır -kuşkucular kuşkularını yitirir, yeniden bulur, yeniden getirir ve artık tinlerinin hareketlerini nasıl kullanacaklarını bilemez hâle gelirler."