Pierre Rivière

Pierre Rivière
@ilcavaliereinesistente
... mutlu halkların tini yoktur. Pek ihtiyaçları da yoktur.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İktidar, ona atfetmek istediğimiz güçten başka bir güce sahip değildir; en kaba olanı bile inanç üzerine kuruludur. Her an ve her yerde etkide bulunacakmış gibi, gerçekte yalnızca bir noktada ve belli bir anda harcayabileceği gücü ona ödünç veririz. Kısacası, her iktidar, varlığı, tek dayanağı şu olasılık (üstelik çok büyük bir olasılık) olan bir kredi kurumunun tam durumundadır: bütün müşterilerin aynı gün gelip mevduatlarını istemeyecekleri olasılığı. Herhangi bir iktidar, herhangi bir an, imparatorluğunun bütün noktalarında aynı anda gerçek güçlerini ortaya koymaya çağrılsaydı, bu iktidar, bütün bu noktalarda neredeyse sıfıra eşit olurdu...
Sayfa 65·Kitabı okudu
En büyük tinler her zaman kuşkucu tinlerdir. Yine de hepsi bir şeye inanır: onları daha büyük kılabilecek her şeye inanırlar. Mesela Napoléon'un durumu böyledir: yıldızına, yani kendisine inanıyordu. Oysa ortak inançlara inanmamak, apaçık ki kendine -çoğu kez yalnızca kendine-inan-mak demektir...
Sayfa 65·Kitabı okudu
Yerde uzanmış, sakin bir hayvan alışılmadık bir ses duyar: olay budur. Kulağım, sonra boynunu diker; kaygı onu sarar; dönüştürme gücü bütün bedenine yayılır, onu ayakları üzerine kaldırır; kulağı yönlendirir ve hayvan kaçar. Zayıf bir uğultu yetmiştir. Aynı şekilde, olgulara son derece duyarlı bir tin -alışkanlığın duyarlılığı aşındırmadığı bir tin- sıradan bir olayla (örneğin bir cismin düşmesiyle) uyanır, takılır; entelektüel kaygı onu sarar ve sorular ile koşullardan oluşan bütün sanal sistemine yayılır... Newton, birleşimlerinin ormanında yirmi yıl kalır.
Sayfa 58·Kitabı okudu
...Tin, kendini tekrarlamamaya eğilimlidir, yinelemeye karşı isteksizdir, her ne kadar kazara kendini yinelediği olsa da böyledir. Buna karşılık, her zaman bir dizinin yasasını bulmaya, sınıra geçmeye (matematikçilerin dediği gibi) eğilimlidir; yani öngörülen tekrarı egemenliği altına almaya, aşmaya, bir bakıma tüketmeye eğilim taşır. Tanımladığı öğeleriyle sonsuzluğu bir formüle indirgemeye yönelir. Matematik bilimi, özünde ve büyük ölçüde, saf tekrarın biliminden başka bir şey değildir: yakaladığı mekanizmayla tekrarı özetler.
Sayfa 57·Kitabı okudu