Annelik bir “yarış” değil. Kimimiz çocuğumuzla daha çok oyun oynarız, kimimiz daha çok şarkı söyleriz, kimimiz daha çok gezmeye götürürüz, kimimiz sunumu daha süslü yemekler yaparız, kimimiz daha çok kitap okuruz, kimimiz daha çok öper koklar, sevgi sözcükleri söyleriz… Nasıl ki her bebek annesi için biricikse, her anne de bebeği için eşsizdir. Asla kendinizi başka annelerle kıyaslamayın.
Çocuğumuza sevildiğini, önemsendiğini, fikirlerine değer verildiğini hissettirerek, onun daha bir çocuk olduğunu unutmadan, farklılıklara saygı bilinciyle yetiştirdiğimiz zaman hiç korkmayalım, özgüveni gelişecektir.
Diyor ki Doğan Hoca “uçaklarda bile oksijen maskesini önce kendinize sonra çocuğunuza takın diyor. Kendisi hava alamayan anne, çocuğuna yeterli oksijeni sağlayamaz.
İnsanın en yakınlarının yüzünü bir bütün olarak canlandıramayacağını orada öğrendi.
Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanamaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.
Bazı insanlar kendilerini kabul ettirmek, sevdirmek için çok çaba gösterir; bazılarındaysa hiç böyle bir niyet yoktur, olduğu gibi yaşar ve sen yavaş yavaş ondaki kaliteyi keşfettiğin zaman hayranlığın artar.