En katı yüreklerin bile bir sabah iki,
Üç damla yaş kurudu solgun yanaklarında;
Açılan yolcuların hepsi hissetmişti ki
Bugün de erişilmez o diyara, yarın da...
Eşin var, aşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
Kıyametler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?
.
.
Hayır, matem senin hakkın değil... Matem benim hakkım;
Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez afakım!
.
.
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil matem!