İlhan Şimşek

Can sıkılması, kaybedilmiş bir şeyin hasretinden ibaret olsa gerekti.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Terzi söküğünü dikemez :-)
Rıza Usta'sının o eski eve nasıl tahammül ettiğine şaşıyordu. Kaplama çoktan siyahlanmış, döşemeleri yıkana yıkana tahtalıktan çıkmış da yumuşak memelere dönmüş bir evde adam oturur mu? Hem de Tavşan mağazasının birinci ustası olduktan sonra .
Şaşırmamak mümkün mü
Yemen milletinin büyük abdestini hayvanlar gibi ayakta durarak yaptıklarını, başında yedi kulaç sarık taşıyan şeyhlerin, iki beyaz lira çeyreğine, yedi yaşındaki kızlarını getirip Osmanlı’nın koynuna sokuverdiklerini, dinleyerek şaşakalmıştı.
Kesinnnnn:-)
"Padişah kısmının her emrinde bir hikmet vardır,”