1000Kitap Logosu

İlk Aşk

Tarifini sorsalar… Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi… Az kalsın ölüyormuşsun gibi…
12
Ey geceler! Ey ılık ve paylaşılmış karanlıklar! Ey gölgelerde gizli bir ırmak gibi akan aşk! Ey her birinin öbürü olduğu o esrime ânı! Ey esrimenin saflığı ve arılığı! Ey günün ilk ışınları ve onun seyrine dalışım! JorgeLuisBorges, Kum Kitabı
2
Sebeb-i Telif
… Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız Bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı ilkönce damarlarımızda duyuyoruz çağıltısını uzak iklimlerin kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz: Bize ait olan ne kadar uzakta! … Diyorum hepimizin bir gizli adı olsa gerek belki çocuk ve ihtiyar, belki kadın ve erkek hepimiz, herbirimiz gizli bir isimle adaşız yoksa şimdiye kadar hesapların tutması lâzımdı hayatımıza kendi adımızla başlardık bilmediğimiz bu isim, hesaptaki bu açık belki dilimi çözer, aşkımı başlatırım aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine adımı aşkın üstüne kendim yazarım. İsmet Özel
1
F. Emre Vural
Çocukluğun Soğuk Geceleri'ni inceledi.
67 syf.
·
1 günde
·
6/10 puan
Tezer Özlü ile tanıştığım ilk kitap. Yazarın, bunalım dolu akıl hastanesi günlerini anlattığı bu kitabını alırken gerçek anlamda çocukluğundaki travmaları anlatmasını bekliyordum. Ama kitapta 20 li yaşlarında yaşam kaynağının nasıl söndüğünü apaçık bir dille kitaba aktarmış. Bazı okuyucular bunun kadın dili ile sansürsüz yazıldığı için yazarı çok cesur bulup beğenmişler. Halbuki bu duyguları sadece kendince aktardığı için bize(bana) o satırları okurken gözlerimizi kapatmak kalıyor. Aşk veya duygu yoğunluğunu hissettirmiyor, hissettirmedi okuduklarım, akıl hastanesinde sigara içtiği için dayak yediği bölüm hariç. Kısacası kitap yazarın otobiyografik öykülerinden oluştuğu için kitabı, zorla, okuyup vah yazarın başına gelenler diye bitirdim.
Çocukluğun Soğuk Geceleri
Okuyacaklarıma Ekle
4
Eda
bir alıntı ekledi.
güm!
Paradoks şu ki sevmeyi ilk anne babamızdan öğrendiğimizden onların bize sunduğundan başka türlü bir sevme biçimi tanımayız. Dolayısıyla eksiğimizi tamamlayacağını umduğumuz kişiler yine bizi kendi anne babamız gibi seven kadınlar ve erkekler olur. Bizi aynı yerden eksik bırakacağı başından belli kişilere çekiliriz. Tam da bu yüzden aşk bir hayaldir ve insan bile isteye bir hayale kapılır aşık olduğumuz kişi bilinçdışı arzularımızın ete kemiğe bürünmüş halidir.
3