Hava karanlık değildi ! Ama onu gördüğüm ilk an Dünyam karardı. Zira bizler ayrı dünyanın insanlarıydık. Benim açımdan O'nunla bir gelecek yoktu. Ve asla da olamayacak/tı. Ama O'nun bir gün biriyle olacaktı... Not : Kitap alıntısı değil. Bir kalp kırıklığını dayanmaktadır...
Aşk
Güzel geçen bir günün ardından bir kor düşüyor içime sebebi belirsiz anlam veremediğim.Aslında sebebi vardır her şeyin bir sebebi vardır ama o sebebi açığa çıkarmak istemezsin.Aylarca her günün sonu böyle geçer ta ki içini kor gibi yakan o sebeple yüzleşene kadar.İlk başta anlam veremezsin,yüzleşmekten korkarsın.Hayır ya bu sebepten değil dersin sonra ağlarken içindeki kor ateşi söndürürsün.Boşluk hissi kalır bir süre ancak o da geçecek bilirsin.Anda kalmaya çalışırsın diğer günler ama yine tek başına kaldığında için yanacak bilirsin.Zamandır aslında bunun tek ilacı.Herkesin dilinde dolanan o zaman.Haklıdırlar da aslında zamanın iyileştirmediği hiçbir şey yoktur.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün günlerden senden sonra kaçıncı gün bilmiyorum saymak istemiyorum artık,sayınca çok az geliyor ama yaşarken bir günü dâhi bir yıl gibi geliyor. Ağlamadan geçirebildiğim tek bir gün yok niye bu kadar umut bağladım onuda bilmiyorum zaten hatta umut bağlamanın ötesinde ben seni o kadar saf ve masum sevmişim ki anlatamıyorum.Belki birgün okursun aklına gelmem doğrusu aklına gelince de salakla zaman geçirdim önem veriyorum sandı diyorsundur zaten harbiden eğlendin mi ya da dalga geçiyor musun? Senin ne yaptığını veya ne düşündüğünü hiç bilmiyorum ama ben seni aklıma getirmeden günü geçiremiyorum ilk gittiğin gün son konuş madan sonra hayatımda hiç ağlamadığım kadar ağladım sana ne kadar kırıldımdan söz ettim umurunda dahi olmadı ya ben seni kırsam var ya yanlışlıkla uyuyamazdim ya doğru duygularla sevilmiş en yanlış insansın gittiğimiz yerlerden geçiyorum kalbim ağrıyor o anı özlerken bunu yazarken de ağrıyo. Keşke ondan uzak dur diyenleri dinleseydim konduramadim bu yazdıklarımla da eglenirsin eğlen.
Neredeyse üç aydır hiç konuşmadan, tanışmadan yan yana çalıştığım biri vardı. Nasıl desem, hani bazen insan konuşmadan birinin sessizliğinden bir derinlik çıkarır ya da belki de biz insanlara kendimizde bulduklarımızı onlara atfederek anlam yüklüyoruzdur, bilemiyorum. Fakat bu sefer bizimki karşılıklı bir anlam atfetme gibiydi. Geçenlerde bana küçük bir jest yapıp masama özenle seçtiği belli olan bir çikolata koymuştu. Bunu yaptıktan sonra birkaç gün boyunca onu hiç göremedim. Tabii benim de çok içimde kalmıştı, ne teşekkür edebilmiştim ne de kendisine karşılık verebilmiştim. Sonraki gün geldi, birkaç dakika konuşma fırsatımız oldu. Çok naifçe düşünmüştü, küçük bir şey olmasına rağmen mutlu olmuştum. Ben de son günümde gitmeden önce ona bir kitap hediye etmek istedim. Lakin biriyle doğru dürüst bir konuşmanız bile olmadan böyle bir şeye kalkışmak doğru muydu, yanlış algılamalar çıkar mı diye çok düşündüm. Sonra da birinin ruhuna küçük de olsa bir iz bırakmaktan güzeli mi var diye düşünüp vermeye karar verdim. Tabii bunu ruha dokunan bir yazıyla taçlandırmasaydık olmazdı. :)) Çıkışta eve giderken verdim, çok mutlu oldu. Açıkçası bir daha hem karşılaşmayacağımızı düşündüğüm için hem de gerçekten içimden çok geçtiği için vermek istedim. Birkaç gün geçti sonra baktım mesaj atmış (numaramı büyük ihtimalle gruptan almış, bu sayede konuşma fırsatımız oldu.) Kitabın arasına koyduğum yazıyı sonradan fark edip okumuştu, birkaç gündür beni arıyormuş... Üç aydır yan yana olup da konuşmaya çekindiğim insanla şimdi de birkaç hafta sonra bir yerlerde oturup tanışmak için sözleştik. Bunu anlatmak istememin sebebi arkadaşlar, birilerinin ruhuna dokunmanın küçük şeylerle ne kadar basit olduğunu anlatmaktı. Bazen insanlar karşılıklı bir çekingenlik içinde oluyor ama bu belli bir
Duygu ve Düşünce
olmamasına razıyım. oluyormuş gibi olmasın yeter. elinizden geleni yapdıkdan sonra , hala da olmuyorsa , o zaman ayağınızdan geleni yapın: gitmek gibi mesela. dayanılmaz olan aslında yaşam değil, insanlarmış. " pek çok şeyin bambaşka olmasını isterdim.. güzel bir dilekti, belki düzgünce dileseydim.. benim yalnızlığım insanlarla dolu.. bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksama anı. en iyiyi ararken, iyiyi kaybediyorsunuz. "sein" sözcüğü almancada iki anlama gelir:"var olmak" ve "onun olmak." dışarıya kapanmak esasen içeriye açılmaktır. huzur mu istiyorsun? az eşya, az insan.. kendine bir engel arayarak vaktini boşa harcama. belki de hiç engel yoktur "kör bir kuş gibi. nerede sert bir duvar var oraya çarpıyorsun."
İlk düşünce…
Cennette Problem Var bu kitabın kapağını görünce aslında daha böyle mistik derin düşünceyle daha felsefe gibi kitap bekliyordum yani açıklama kısmını da okumamıştım o yüzden hiç böyle aşk romanı falan okuyacağımı zannetmiyordum yani şimdi okuduğumda anladığım kadarıyla daha hafif bir romantik komedi tarzında bir şey bekliyor… çiftimiz artık anlaşmayı yaptı gidiyorlar, yani kızın sakarlıkları böyle her şey pat diye söylemesi çok tatlı geliyor oğlan da öyle ama çok belli yani ileride bizi neyin beklediği çok belli öyle bir şey beklemiyordum ama kötü değil…..
Duygu ve Düşünce