İlke Çisem

"Jung, eşzamanlılık kavramını kadim Çin’in ünlü kehanet kitabı I Ching (Değişimler Kitabı) üzerine çalışırken keşfetti. Bu kitabın temelini “nedensiz bağlayıcı ilke” oluşturur: gerçekleşen her olay, aynı anda gerçekleşen diğer olaylarla anlamlı bir ilişki içindedir."
Sayfa 113 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
"Mandalalarda sıkça kullanılan kare ve daire sembolizmi simyada da karşımıza çıkar. Simyada “dairenin karelenmesi” üzerine düşünülür. Antik çağın en eski problemlerinden biri şu soruyu sorar: Yalnızca bir pergel ve cetvel kullanarak, bir daire ile aynı alana sahip bir kare elde edilebilir mi? Amaç benzerdir: Kaotik birliği dört unsura ayırmak ve ardından daha yüksek bir bilinç düzeyinde yeniden birleştirmek; böylece zihni ve ruhu damıtmak. Leonardo da Vinci’nin ünlü Vitruvian Man çizimi de bu fikri simgeler. Daire doğalı temsil eder, kare ise insan tarafından yapılandırılmış olanı. İnsan, doğayı kendi özünde kareler."
Sayfa 109 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
"Gölgeyi sadece bastırmayız aynı zamanda onu yansıtırız da. İnsanın, kendi bilinçdışı eğilimlerini başka insanda görmesine yansıtma (projeksiyon) denir. Klasik bir söz vardır, eleştirdiğiniz her şeyde biraz da sizden bir parça bulunur. Savaşlar toplumsal gölgenin birer yansımasıdırlar, bastırılan tüm düşmanca eğilimler böylelikle vücut bulur. Her türden nefret ve düşmanca eğilim gölge üzerinden harekete geçer. Gölgenin bu çalışma mekanizması pek çok siyasi lider tarafından araç olarak da kullanılır. Hitler buna örnektir. Her türden mezhepsel ayrımcılıkta, soykırımda, katliamda işbaşında olan gölgedir. Bireysel anlamda gölgeyle barışma bu nedenle önemlidir, böylece toplum da gölgesiyle barışacaktır. İnsanın bütünleşmesi, topluma ve dünyaya da uyum ve evrensel barışı getirecektir."
Sayfa 83 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
"İnsanın dış dünyayla uzlaşma çabası üzerine taktığı maskedir persona. Persona kolektif bilinçdışına ait bir parça olmakla birlikte aynı zamanda kişiliğimizin dış dünyaya ait olan bölümüdür. Aslında ne olmadığımızdır. Adını antik çağda aktörlerin oynadığı rolü belirtmek için yüzlerine taktığı maskeden alır. Bilinçli ya da bilinçsizce taktığımız bu maske ile kendimize bir vitrin oluştururuz ve bu vitrine yapay parçalar ekleriz. Dış dünyadaki ilişkilerimizi bu maskeyle düzenleriz. Toplum da bizden bunu ister, böylece toplumda neysek o oluruz. Bir öğretmen öğretmen gibi davranır, bir rahip ise rahip gibi. Herkes vitrinine göre davranır. Persona insan için iki tehlike barındırır. Gelişimi önemsenmediğinde dünyada konumunu belirlemekte sıkıntı yaşayan huzursuz insan ortaya çıkar. Fazla benimsendiğindeyse kişi kendisini rolüne fazla kaptırır ve kendine yabancılaşır. Bir nevi VR gözlüğüyle oynadığı oyunda kaybolmak gibi... Oysa gerçek kişilik,maskenin altında gizlidir."
Sayfa 80 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
"Ben bir hayalperestim; gerçek yaşamla bağım o denli az ki, bunun gibi, şimdiki gibi çok nadide saydığım anları düşlerimde yine yaşamadan edemem. Bütün akşam sizi düşleyeceğim, bütün hafta, bütün yıl. Yarın kesinlikle buraya geleceğim, tam buraya, bu noktaya, tam bu saatte geleceğim ve yaşadıklarımızı anımsayarak mutlu olacağım."
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam