İlke Çisem

"Zavallı Türk kadını için ev içinde bedenini çalıştırmaya iki büyük vesile vardır. Ya ortalığı süpürmek adı altında hasır süpürgeyi alıp iki katlı evin tüm mikroplu tozlarını yutmak yahut çamaşır yıkamak adına leğen başında akşama kadar bütün ailenin kirlerini, pisliklerini sıcak su içinde oluşan zehirli buharları solumak... İşte bizim en büyük egzersizimiz, sporumuz bundan ibaret... Kadına, şeriatın çizdiği sınırın ötesine geçecek derecede birçok emirlerde bulunuyorsunuz. Çaresiz kadın her dediğinizi kabul ediyor. Her sözünüze eyvallah diyor. Şu suretle yetiştirdiğiniz kadını şimdi ne hakla beğenmiyorsunuz? Kadınlar aleyhindeki makalelerinizde haklı noktalar var. Fakat incelemeye muhtaç ve reddedilmesi gerekli yönler de pek çok...İşte ben size bunlardan bahsetmek niyetindeydim. Lakin siz 'selamün aleyküm' der demez sevda vadisine saptınız. Çünkü nazarınızda kadın ancak o yolla konuşulmaya değer bir canlıdır. Önemi bundan ibarettir. Genel kabul ettiğiniz bu kuralda da hiç olmazsa bir sevinç göstermek isterim. Bir kadın ne kadar güzel olursa olsun, onun sahibi olan erkek tatmin olduktan sonra çarçabuk dışarıda çöplenmeye başlar. Yağma yok, gözüm! İşte ben kendi cinsimi savunmak için bu tehlikeli noktada bir düşünce geliştirme amacını bırakmayacağım. Nasıl, bir kadından düşünceniz dışında faydalanmak mümkünmüş, değil mi? Bütün kadınlar benim gibi düşünselerdi erkekleri çabuk yola getirirdik. Sizi böyle şımartan, Havva kızlarının cahilliği, zayıflığıdır. İşte bu şartlarda sizinle dost olabilirim. İşinize geliyor mu?"
Sayfa 102 - Kapra·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Herkesin birbirine karşı olan itiraflarında ne çirkin bencillikler, ne kötü maksatlar meydana çıkıyordu! Ayrı ayrı ırktan olanlar arasında değil, aynı millet içinde hatta aynı aile fertleri içinde bile ne derece ayrılıklar, ne kadar kıskanç çıkarlar olduğu anlaşıldı. Meğerse âdemoğlu hileden ibaretmiş. Dost sıfatına layık iki kişi bulmak hemen hemen imkânsız görünüyor, bu kelime manasız, boş bir söz gibi kalıyordu. Bu kadar düşman insanların nasıl olup da birbirini yok etmeyerek asırlardan beri bir arada yaşayabilmiş olduklarına şaşırdım."
Sayfa 94 - Kapra·Kitabı okudu
"...Fakat insanlığın doğasında, yasaklanan şeyden sakınmak yerine ona yaklaşma isteği vardır. Maddeten değilse de manevi kimliğinizi arama merakından kendimi alamıyorum. Bir şeyi yazmak günah olabilir. Lakin düşünmek öyle değil... Zihni çalışmaktan kim alıkoyabilir ve özellikle bundan dolayı kim ayıplayabilir? Zihinden öteye gitmeyen hayaller ne şekil ve durumda olursa olsun, buna kanun bile karışamaz."
Sayfa 83 - Kapra·Kitabı okudu
"Ey hemşehriler! Niçin uyanıp bu sefalet tozundan silkinmeye uğraşmıyorsunuz? Kabahat herkesten fazla kendinizde... Siz, sizi bu cehalete ve geriliğe bağlayan fikirlere yaslanmış ve onlara sıkı sıkıya bağlanmışsınız. Zihinlerinizi aydınlatmaya çalışanların, taze, besleyici ve güzel telkinlerini bir cinayet sayıyorsunuz? Sizin cahilce kötülemelerinizden korkmasalar, lanetlemelerinizden çekinmeseler, kaç zamandır artık kangrene, çürüyüp kokmaya başlayan bu derin gerileme yarasının kaynağını size büyük bir açıklıkla gösterecekler. Duyduğunuz her yeni fikre kızmayınız! Onları iyi niyetle karşılamak için akıl fikir sahibi olmaya çalışınız!"
Sayfa 30 - Kapra·Kitabı okudu

İlke Çisem

, bir kitap okudu
7/10
·216 syf.·
37 günde okudu
·
2025 3. kitabı
Charlotte Perkins Gilman
7.3/10 · 19,8bin okunma