İlker Şirin

İlker Şirin
@ilkersirin7
There is a quote I like by Tolstoy: ;There is only one time that is important. Now. It is the only time when we have any power.
Seneca, Helvia’ya yazdığı teselli mektubunda, bedenlerimizin ne kadar da küçük olduğunu belirtip şu soruyu sorar: “Bu kadar azı elinde tutabilecekken bu denli çok şeyi arzulamak, divanelik hatta zırdelilik değil midir?” Dahası, “asıl olanın haleti ruhiye değil de kesenin ebadı olduğunu düşünmek” çılgınlıktır, der. Bu değerlendirmeye Musonius da katılır. Zengin olmanın keder barındırmayan bir hayat sağlamayacağını, ihtiyarlayınca da hiçbir şeye avuntu olmayacağını belirtir.
Sayfa 165
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ona göre, en önemlisi de dünyanın, arsız insanlar olmadan var olamayacağını unutmamanın, bu tür kimselerle teması bizim açımızdan daha katlanılır kılmasıdır. Marcus, insanların kendilerinde olan kusurlara sahip olmayı özellikle seçmediklerini hatırlatır. Bundan dolayı canımızı sıkan kişilerin bunu bilerek yapmıyor olmaları da önemsiz değildir. Dolayısıyla bazı insanların can sıkıcı olmaları kaçınılmazdır; kaldı ki bunun aksini beklemek, der Marcus, incir ağacının reçine vermemesini beklemekten farksızdır. Sonuç olarak, cahilin cahillik etmesi karşısında hayrete ya da şaşkınlığa kapılıyorsak, suç başkasında değil kendimizde aramalıyız: Bunun olacağını zaten beklemeliydik.
Sayfa 130
Stoacı meditasyonlar esnasında yapabileceğimiz diğer bir şey de stoacılık yolundaki ilerlememizi değerlendirmektir. Bu ilerlemeyi ölçmemizi sağlayacak birçok gösterge var. Evvela, stoacılık hayatımıza yerleşmeye başladıkça diğer insanlarla olan ilişkilerimizin de değiştiğini fark ederiz. Epiktetos’un sözleriyle, dışımızdaki şeyler hakkında bir şey bilmediğimiz veya “beyinsiz bir ahmak” olduğumuz söylendiği zaman artık incinmediğimizi görürüz. Bizi küçümsemelerini ve hakaretlerine aldırış etmeyiz. Bize yapılan övgüleri de umursamaz oluruz. Epiktetos’a göre başkalarının takdiri, stoacı olma yolunda olumsuz bir ölçüttür: “Olur da insanlar bir değeriniz olduğunu düşünürse kendinizden şüphe edin.” Epiktetos, ilerlemenin diğer belirtilerini de şu şekilde sıralar: Başkalarını suçlamayı, kınamayı ve dahi övmeyi bırakmak; kendimizle ve ne çok bildiğimizle böbürlenmeyi kesmek; arzuladığımız şeyler engellendiği zaman dış şartları değil kendimizi suçlamak. Arzularımıza artık daha bir hâkim olduğumuzdan, önceye kıyasla daha az sayıda olduklarını da görürüz. Epiktetos’un da dediği gibi, “her tür dürtümüzün seyreldiğini” fark ederiz. Stoacı sıfatında ilerleme kaydedebilmişsek kendimizi, her arzusunu mutlaka tatmin etmemiz gereken bir dost olarak değil de “pusudaki bir düşman” gözüyle görmeye başlamışızdır ki bu da epey önemli bir şeydir.
Sayfa 114
Kişisel Gelişim
Özdenetimleri olsaydı insanların hiç kalkışmayacağı o gayri meşru gönül ilişkilerine harcanan onca zamanı ve çabayı bir düşünün, der Musonius. Aynı konuda Seneca da “iffet insana bir sürü vakit kazandırır, şehvetin ise boş tek bir anı bile yoktur,” der.
Sayfa 109
Kişisel Gelişim
Sıradan biri zevkin en yüce iyi olduğunu düşünür ama bilge bunu iyi olarak dahi görmez; sıradan insan zevk elde etmek için her şeyi yapar ama bilge hiçbir şey yapmaz.
Sayfa 108
Kişisel Gelişim