Bölünmüş bir dünyada, sağduyulu kalmaya çalışan ve herhangi bir takıma girmeyen adama duyulan kuşku sonunda o insanın çarmıha gerilmesiyle sonuçlanıyordu.
Hep arada kalmış olmaktan yakınıyordu. Çok dertlendiği birgün karısına "Yanlışa karşı çıkıyorum ama doğruyu gereken güçte savunamıyorum demişti. "Ben biraz korkağım galiba!"
Karısı onu "Bütün entelektüeller korkak olur!" diye teselli etmişti. "Çünkü korku, düş gücünden kaynaklanır. Politikanın bunca içinde olmasına rağmen Bülent, politikasız bir dünya özlediğini söylüyordu ya da en azından uzak kalmalıydı bu körlükten.
Adam bir gün bu yönümü yakalayacak ve bana "Kötülük de iyilik de şartlara bağlı delikanlı diyecekti. "Belki de benim yerimde olsan sen de aynı seyleri yapardın."