Çünkü kadın gerçeği söylemeye başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçülmeye başlar, yaşam karşısındaki uyumluluğu yok olur. Erkek sabah kahvaltısında ve akşam yemeğinde kendini gerçek boyutlarının en az iki katında göremezse, kararlar vermeyi, yerlileri uygarlaştırmayı, yasalar koymayı, kitaplar yazmayı, özenle giyinip yemekli toplantılarda konuşmalar yapmayı nasıl sürdürecektir?
Doğu'nun uyanışına tanık olmak bir ayrıcalıktı; yoğun bir heyecan, coşku ve kuşku ânıydı bu. Onun uyuyan beyninde hangi ışıltılı veya korkunç fikirler filizlenmiş olabilirdi? Ayağa kalkınca ne yapacaktı? Kendisini sarsanların üzerine körlemesine hücum mu edecekti?