Geleceğime dair düşüncelerim, bir yandan beni heyecanlandırırken bir yandan da içimde tatlı bir kaygı yaratan karmaşık duygularla dolu... Gelecekte ne olacağını, hayatın beni nereye savuracağını merak ediyorum. Tıpkı bir kitabın son sayfasını çevirmeden önce hissettiğim o belirsizlik hissi gibi bir şey hissediyorum... Aslında aklımda kariyer veya meslek yok değil, ama bu tip şeylerden çok daha fazlası var. Hayatımın tüm o zorluklarına; yalnızlık ve yoğunluk hisleriyle karamsarlığa kapıldığım zamanlar olmasına rağmen, kalbimin derinliklerinde hep bir umut tohumu taşıdım. Bu umut, her zaman hayatımın en önemli parçalarından biri oldu ve beni daima güçlü tuttu. Hayatın bu sonsuz denizinde, her zaman en güzel dalgaların beni bulacağını umuyorum.
Ancak bu kadar derin duygular ve hayaller kurduğum için, bir ilişki düşünmek bazen bana biraz umutsuz geliyor. Çünkü biliyorum ki, okuduğum o kitaplardaki gibi masum ve eşsiz bir aşk bulmak kolay değil. Hem insanlarla gerçekten anlaşmam zaman alıyor, çünkü kalbimdeki o özel yere herkesi koyamıyorum. Biraz inatçı birisi olduğum için de böyle oluyor olabilir, kim bilir?
Ama bazen düşünüyorum; insan, doğru kişiyi bulana kadar aslında birine ihtiyacı olduğunu fark etmiyor. Yalnızlığa alışmak kolay, hatta güvenli geliyor, kimseye ihtiyacın olmuyor fakat ya bir yerlerde birinin bana ihtiyacı varsa? Belki de asıl güç, yalnızlığı korumakta değil, kalbimi başkasına açabilecek cesareti gösterebilmektedir. Ve belki de o cesaret, bana hiç bilmediğim bir huzuru ve mutluluğu getirecektir.
Şimdi bir ilişki hayal ediyorum, bana o umudu gerçek kılacak, hayatımın en güzel kitabını yazacak bir ilişki. O ilişkide her şeyin masumiyetle ve duyguyla dolu olmasını, tıpkı okuduğum romanlardaki gibi olmasını istiyorum. Öyle ki, sadece sohbet etmek,