8/10
·280 syf.··
2026 41. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:17
Bora Erkmen - Kronos Bilgeliği Herkese selamlar Nasılsınız, neler okuyorsunuz? Bugün sizlere zaman yönetimine farklı bakış açısı kazandıracak ve eminim hayatınızda bazı değişiklikler yapmanızı sağlayacak bir kitap ile geldim Bu zamana kadar illaki klasik zaman yönetimi ya da zamanın nasıl geçirileceği ile ilgili kitaplar görmüşsünüzdür ya da okumuşsunuzdur ama bu kitap alışılmış kitaplardan biraz farklı. Bu kitaptan” zaman aslında kime ait?” sorusunun cevabını öğrenmeniz mümkün. Kitapta yazar gününü yoğun çalışma temposuna alıştırmış ve sadece iş ve ev arasında gidip gelen ama bütün bunların arasında tükenmişlik hissi ile boğuşan Eren ile Bilge arasında geçen zaman yönetimi hakkındaki konuşmalarını ve sohbetlerini kalem almış. Sadece onların ikili sohbetleri değil ayrıca yazarım verdiği bilgiler de var içerisinde yazar uzun araştırmalar sonucunda kaleme aldığı bu eserinde zaman yönetimi ile ilgili bilgileri de verirken bu kitabı aslında nasıl okumamız gerektiğini de kendisi anlatıyor ve kitabı iki katmanlı bir yolculuk olarak düşünebileceğimizi aktarıyor. Şahsen benim bu zamana kadar okuduğum zaman yönetimi ya da zamana yetişmekle ilgili kitapların içerisinde açık ara en iyisiydi zaman zaman tekrardan sayfalarını kurcalayacağım kitaplardan biri olarak kitaplığımda yerini aldı
2026 Okuma Raporları
Kronos BilgeliğiBora Erkmen · Ceres Yayınları · 08 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2026 19. kitabı
Yorumum ; Bu ay @pamukokumalar grubumuzda #yabancıyazar temasında okuduğum kitap. Serinin dördüncü kitabı. İçinde yine dört kişinin hikayesini okuyoruz. Beni en çok etkileyen ikincisiydi. Kitabın temelinde ‘pişmanlık ‘ teması yatıyor. Devamı olur mu bilmiyorum ama benim için seri bitti diyebilirim . Seri dediğime bakmayın çokta birbiriyle bağlantılı değil ayrı ayrı okunur ama en baştan okumak en azından karakterleri olayı daha iyi anlamanızı sağlar. Dört kitap boyunca isimler beni çok zorladı hem okunuşuyle hem de birbirine yakın oluşuyla. Her kitapta dört kişinin hikayesini okuyoruz ama çok uzun tutulmuştu bazılarında sıktığını söylebilirim. Artık kuralları bildiğinizden her birinde ayrı ayrı okumakta insanı sıkabilir çünkü aynı döngüde devam etti hep. Ama okudukçada insanın kalbime dokunan hüzünlü bir seriydi. Yani illaki alın alın okuyun diyemem ama dikkati çeken varsa alıp okuyabilir en azından birini. Toshikazu Kawaguchi
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025681 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:44
Bu sitede görüp okuma listeme aldığım bir kitaptı. Kitap kulübümüzde de oylamaya sunuldu, birlikte okumaya karar verdik. Başka başka mecralarda da karşıma çıktı öncesinde. Şu an okuyup bitirdim. Çok beğendim mi? Hayır. Yani aslında kitap insanın babasını kaybetmesini ve bunun hissettirdiklerini işliyor. Hassas ve duygusal bir konu ama ben yazarın yazarlık meziyetlerini çok da sevmedim. Konu insanı illaki etkiliyor ama üslup, akış pek de aman aman değil. Bu kitaptan bana kalan en önemli şey 166. sayfadır, o sayfada ben kendimi gördüm. Babam, ben ve babamın bana küçükken hissettirdiği bazı şeyler. Okulda millet patır patır dökülürken takdir alan ben, babamdan "Niye teşekkür almadın?" tepkisini almıştım. En iyisini bile yapsam hep eleştirilecek bir şey bulmaya çalışıyordu sanırım.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
1/10
·183 syf.··
2026 41. kitabı
Benim için kötü bir kitaptı biraz zorla bitirdim hatta çünkü kitapları yarım bırakmayı sevmiyorum.Bana göre bi konusu bile yoktu tabi bu benim kendi fikrim kitabı çok sevenlerde vardır illaki sadece benim sevdiğim tarz da değildi.
Biz Hep Şatoda YaşadıkShirley Jackson · Siren Yayınları · 20171,212 okunma
Puan vermedi·367 syf.··
2026 50. kitabı
Elimde süründü. Pek akıcı bir kitap değildi maalesef. Yazarı severim ama bu sefer sıktı beni. Çeviriden de kaynaklı mantık hataları çoktu ama genel anlamda da çok sevemedim. Okunur mu? Neden olmasın. Ama illaki okunacak diye bir şey yok. Spoiler içeren konuya gelelim En başında bile ilerleyişi tahmin edebiliyorsunuz. Zerre şaşırtmıyor. Kızımız Julliet senaryo yazarı. Babası bir mafya, bu kız da mafya dünyasından kaçıp başka bir yere yerleşiyor ve annesinin kızlık soyadını kullanıyor. Arada tehlikeli durumlar oluyor suç aileleriyle savaş başlıyormuş falan bu yüzden babası Wes isimli bir beyi koruma diye kızının yanına yolluyor. Ateşle barut yanyana durmaz. Bunlar düşüp kalkmaya başlıyor derken wes vuruluyor. Bu arada wes güya polislikten atılmış vince yani kızın babası da onu yanına almış. Daha başta anladım ben olayı. Oğlan muhbirlik yapıyor. Aslında hala polis. Sonra vurulma olayının peşine bunun üstleri baya gelip gidiyor falan bir ara buna telefon veriyorlar gizlice haberleşmek için. Bizim kız telefonu bulup olayı öğreniyor. Sonra wes e diyor ki ya hemen topla eşyalarını git ya da babama derim seni vurur. Adam da eşyalarını toplayıp gidiyor ama kıza aşık bir yandan falan. Üç ay sonra ger dönüyor. Annesi buna gaz veriyor iyi kızdı yapma etme diye. Arada kızın babası tutuklanıyot falan derken bunlar bir daha bir araya geliyorlar. Sonra da evleniyorlar bitti
CrookedVi Keeland · C. Scott Publishing Corp. · 20263 okunma
Kader Diyemezsin, Sen Kendin Ettin!
8/10
·208 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:12
Osokin… Ana karakterimiz, rüzgârın karşısındaki dal gibi yel nereden estiyse oraya yatan bir dostumuz. Bu kişilik tipi illaki size tanıdık gelecektir. Hatta uzaklarda aramaya gerek yoktur, insan ne kadar inkar etse de zaman zaman kendisini de böyle durumların içinde bulur. Osokin yaşamında birçok şans elde ettiğini ancak bunları hiç iyi değerlendiremediğini zaman geçtikten sonra fark eder. Ah, der keşke geriye dönebilseydim, o zaman yaptığım hataları yapmazdım. Buraya kadar da olaylar çok tanıdık değil mi? Devam edelim. Osokin’in kapısını çok önemli bir şans daha çalar ve spritüel çalışmalarıyla bir büyücüyle tanışır. Durumunu izah eder ve büyücü ona şu anki aklı ile geçmişe gidip istediği değişimi yapabileceğini söyler ve Osokin kendini geçmişte bulur. Geçmişinde istediği değişimi yaparak yaşamına devam edebilecektir. Hepimiz için bu ne kadar güzel olurdu değil mi? Fakat o da ne? Osokin geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaya devam eder, üstelik sonunun ne olduğunu bilmesine rağmen. Şimdi hiç ahkam kesmeyelim. Biz olsak kesin değiştirirdik, demeyelim. Şöyle bir düşündüm, belki ben de aynılarını yapabilirdim ve bu farkındalık beni dehşete düşürdü. Osokin için bir şeyleri bilmek işe yaramadı. Geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaması için önemli fedakârlıkları yapması, kendini değiştirme yolundaki önemli eşiği atlaması gerekiyordu ve bunu yapabilecek gücü yoktu. Şimdi size sorayım, kaçımızda bu güç ve cesaret var? Zaten bunun farkında olabilseydik geçmişte yaptığımız hataları tekrarlar durur muyduk? İşte, insanlığın er meydanı burası. Kitabı dil ve anlatım olarak tatmin edici olmasa da kurgusu ve farkındalık oluşturmak anlamında çok başarılı bulduğumu söylemek isterim. Kitabın sonunda Osokin için neler olduğunu ise okuyuculara bırakıyorum ve sözlerimi sağlıcakla
Ivan Osokin’in Tuhaf YaşamıP. D. Ouspensky · Dorlion Yayınları · 2020641 okunma