4,5 stars
Yorum için: illekitap.blogspot.com/2024/12/lucy-sc...
"Sürekli başkaları için endişelenmenin, onlardan sorumlu hissetmenin, mutlu olmalarını ve seni sevmelerini istemenin ne kadar yorucu olduğun hakkında hiçbir fikrin yok."
Haklıydı. Bunun nasıl bir şey olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu "O zaman umursamayı bırak."
"Tabi böyle söylersin," derken sesi hoşnutsuz çıkmıştı. El havlusunu alarak önce diş fırçasının sapını sonra da tezgahı sildi. "Çok kolaymış gibi söylüyorsun."
"Çünkü kolay," diye karşı çıktım. "Bir şeyi sevmiyor musun? Yapmayı bırak."
Yorum için: illekitap.blogspot.com/2024/12/judith-...
Odasının kapısı hızla açılıp duvara çarpınca irkildi. "Şalını al," dedi Stefan Westmoreland sert ve uğursuz bir sesle. "Benimle o sahaya geliyorsun, yoksa ben seni sürükleyerek götürürüm!"
"Gelmiyorum," dedi Jenny, yine pencereden bakmaya başladı. "Kocam ailemi parçalara ayırırken gülmeyi midem kaldırmıyor."
Stefan Jenny'i omuzlarında tutup kendine çevirdi ;sesi sertçe vurulmuş bir kırbaç gibi şakladı Jenny'nin yüzünde. "Sana ne olduğunu söyleyeyim! Kardeşim o sahada ölüyor. Senin akrabalarına dokunmayacağına yemin etmişti; turnuvada bu anladıkları an senin değerli akrabaların onu kesip biçmeye başladılar!" dedi dişlerini sıkarak. Jenny'yi sarsıyordu bir yandan da. "Turnuvada onu parçalara ayırdılar! Royce şimdi mızrak yarışında. Yuhalayıp duran şu kalabalığı duyuyor musun? Onu yuhalıyorlar. Çok kötü yaralandı, attan düştüğünden beri bilincinin yerinde olduğunu sanmıyorum. Onları mızrak yarışında oyalayıp alt edebileceğini sanmıştı, ama yapamıyor. Üstelik on dört İskoç daha ona meydan okudu!"
Jenny ona baktı, kalbi göğsünden fırlayacakmış gibi atıyordu ama kendisi olduğu yere çakılı kalmıştı. Sanki bir kabusta koşmaya çalışır gibiydi. "Jennifer," dedi Stefan boğuk bir sesle. "Royce onların kendisini öldürmesine göz yumuyor." Stefan genç kadının kollarını acıtırcasına sıkıyordu ama sesi ıstırap doluydu. "O sahada senin için ölüyor. Kardeşini öldürmenin bedelini ödemek için..."