Engizisyon bir polis gücü, bir mahkemedir, düşmanın peşine düşer, onu yakalar, yargılar ve mahkum eder. Neye mahkum eder. Hapis, sürgün ve yakılma. Yakılma mı dedin. Evet, önümüzdeki günlerde binlerce, onbinlerce insan yakılarak öldürülecek. Birkaç tanesinden daha önce bahsetmiştin. Kimisi sana inanıyor olduğundan, kimisi senden şüphe duyduğundan canlı canlı yakılacaklar. Benden şüphe etmeye izin yok mu. Hayır. Ama bizim Romalıların Jüpiteri’nin tanrı olup olmadığından şüphe etmeye hakkımız var. Bir tek Tanrı vardır ve o da benim, sen de benim oğlumsun. Binlerce insan ölecek diyordun. Yüz binlerce erkek ve kadın, yeryüzünde çok ıstırap olacak, ağıtlar dinmeyecek, yakılan cesetlerden çıkan duman güneşi örtecek, insan eti korlar üzerinde eriyecek, koku dayanılmaz olacak. Ve bunların hepsi benim hatam. Suçlu sen değilsin, bu senin varoluş sebebin. Baba, bu acı kâseyi benden al. Benim gücüm ve senin görkemin onu son damlasına kadar içmeni buyuruyor. Ben görkem istemiyorum. Ama ben güç istiyorum. Sis dağılmaya başladı, artık kayığın çevresi görülebiliyordu ve su hareketsizdi, esintilerin ve balık sürülerinin bozamadığı bir huzur. Sonra şeytan söz aldı, Onca kanın hesabını verebilmek için gerçekten Tanrı olmak lazım.