arşiv

arşiv
@ilmik
Büyüteç.
Ne olduğumuzun öyküsünü anlatmaya zorlayarak susturmayı Umarak. Yalnız ve sessiz saatlerde, Gece kendi durgunluğunu garip bir sese dönüştürdüğünde
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Hayat nehrinde seyrederken hafif olmalı teknen."
Bütün bunlar boş yükten ibarettir dostum! At gitsin. Bunlar yüzünden teknen öyle ağırlaşır ki, küreklere var gücünle asılmaktan soluğun kesilir. Öyle hantallaşır ki, dümeni ne yöne kırsan söz dinlemez. Battı batacak diye tasalanmaktan başka bir şeye halin kalmaz. Özgürlüğün elden gider, korkunun, endişenin pençesinde kıvranırsın. Ne tembelce düş kurmaya vaktin kalır, ne de rüzgârlı kıyılarda oynaşan gölgeleri seyretmeye. Dalgaların üzerinden kayan güneş ışıklarını, suya eğilmiş kendi yansımalarına bakan ulu ağaçları, yeşillere ve altın sarısına bürünmüş ormanı, beyazlı sarılı zambakları, nazlı nazlı salınan yosunları, sazları, orkideleri, masmavi unutmabeni çiçeklerini görmez olur gözlerin. At yükünü aşağı dostum! Hayat nehrinde seyrederken hafif olmalı teknen. Yalnızca ihtiyacın olanları al yanına; başını sokacak bir ev, birkaç iyi arkadaş, sevdiğin ve seni seven biri, bir kediyle bir köpek, bir iki pipo, gerektiği kadar yiyecek ve giyecek, gerektiğinden biraz daha fazla da içecek. Ne de olsa susuzluk, tehlikeli bir şeydir.
Sayfa 44
Gerçi kadınların kendilerini yaralayan bıçağı kucaklamak gibi tuhaf bir yönleri vardır. Kim bilir, belki de bütün o acı anıların arasında güzel şeyler de düşünmüş, bu ulu ağaçların gölgesinde geçirilen güneşli günleri, tatlı saatleri de hatırlamıştı.
Sayfa 271
Etraflarını saran doğanın çağrısına, nehrin türküsüne, çimenlerin fısıltısına, rüzgârın ezgisine hiç mi kulak vermediler acaba? Günler geceler boyu burada sessizce oturup cennetten gelecek o sesi boş yere beklediler. Oysa ki cennetin ta kendisinde yaşıyorlar, doğanın diliyle onlarla konuşan Tanrı'nın sesine kulak tıkıyorlardı.
Sayfa 206
Kimi zaman acımız öyle gerçek, öyle büyük olur ki onun karşısında dikilir, sessizce bakarız. Kelimeler yetmez derdimizi anlatmaya; sadece inilderiz. İşte o zaman gecenin yüreği sızlar, acımızı dindirmeye gücünün yetmeyeceğini anlar. Elimizden tutar, kanatları üzerine alır, uzaklara götürür bizi. Dünya ayaklarımızın altında küçülür, uzaklaşır. Kısacık bir an için geceden çok daha büyük, çok daha güçlü bir varlığın huzuruna çıkarız. O yüce varlığın ışığında insanoğlunun tüm hikâyesi bir kitap gibi önümüze açılır.
Sayfa 161