Yazmak, içinde bulunduğumuz dünyada iz bırakmaktan daha öte bir anlam taşıyor. Düşünmek, birlikte olmaya çalışmak, düzelme ve düzeltme çabası, evimize dönme gayreti...
Birden fazla gurbetimiz, birden fazla vatanımız var. Bunu anlamamız gerekiyor. Fıtratımıza, varlığımıza, ruhumuza iyi gelmeyen her yer gurbetimiz oluyor. İçinde yaşasak bile.
(...)
Uzun bir yolculuktan döndüğünü biliyorum. Belki evde olmayacağım. Burası senin evin, eğer yoksam kapıyı çaldığında anahtar yüreğinin içinde. Gir içeri.
Sayfa 59 - Halil İbrahim İzgi, Gurbetler ve vatanlar
Rüzgârın sert estiği zamanlarda nereye sığınabiliriz? Bir deniz fenerinin içine mi? Hem bizi muhafaza etsin hem de karanlıkta gemilerin kayalıklara toslamasına mâni olduğunu görelim diye. Yanına sığındığımız insanlar ve düşünceler işte böyle görülebilir. Eve dönünceye kadar, hava aydınlanıncaya kadar, fırtına geçinceye kadar misafir olacağımız yerler... Sonra? Ya bir gemiye bineriz ya da yürüyerek yolumuza devam ederiz.
Sayfa 59 - Halil İbrahim İzgi, Gurbetler ve vatanlar