Yanlış bir yaşam sürdüğü sırada durumunun berbatlığını görmemek amacıyla etrafını bir duman tabakasıyla örtebilen insan için bu hem bir kurtuluş yolu, hem de idam kararı demektir.
Kadının köleliği, insanların onu zevk aracı olarak kullanmayı istemelerinden ve bunu çok iyi bir şey olarak görmelerinden kaynaklanıyor sadece. Al işte kadına özgürlüğünü veriyorlar, erkeklerle eşit haklar tanıyorlar, ama ona bir zevk aracı olarak bakmaya devam ediyorlar; onu çocukken de, toplum içine karıştığında da aynı şekilde zevk aracı olarak yetiştiriyorlar. Kadın yine aynı aşağılanmış, ahlakı bozulmuş köle, erkek de ahlaksız köle sahibidir.
İnsanlar, başkalarının emeğini kullanmayı aynen eskisi gibi sevdikleri, bunu iyi ve haklı bir şey olarak gördükleri için de köleliğin var olmaya devam ettiğini görmüyor, görmek istemiyorlar.
Ne için yaşayacağız? Eğer hiçbir amaç yoksa, eğer yaşam, sırf yaşamış olalım diye bize verilmiş bir şeyse yaşamanın gereği yoktur...Ama eğer yaşamanın bir amacı varsa, o zaman amaca ulaşıldığında yaşamın sona ermesi gerektiği de ortadadır.