Başka birisine kendime yetemediğim için bağlanıyorsam, karşımdaki kadın ya da erkek benim için bir cankurtaran olabilir belki ama aramızdaki bağ sevgi bağı olamaz.
Bir kadın bize çiçekleri sevdiğini söylese, ama onları sulamayı unutsa, onun “çiçek sevgisine” inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması ve gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir.
Yusuf’un masalı. Ama öyle alışıldık bir Yusuf masalı değil. Yazar “Şunu da sor Yusuf’un masalı neden Yusuf’la başlamıyor?” diyor. Aslında bu hikaye de Yusuf’la başlıyor ancak bizim o kıssadan hisselerde anlatılan alışık olduğumuz Yusuf değil. Cinlerin arasında yaşasaydı belki daha mı iyi olurdu diye düşünülen, kaçırılması sonucu hünkar olan değil de her ne kadar normal bir insan olarak yaşamasa bile herkes gibi telaşları, yorgunlukları olan ama güzelliğinden bu hikayede de hiçbir ödün verilmeyen bir Yusuf. Yusuf’un hikayesi her halükarda okunmaya değer, her zaman güzel.
İsmet Özel’in ise sözcükleri kullanışı çok güzel. Bilmediğim yeni yeni kelimeler öğrendim. Hatta benim anlamını unutup defalarca sözlüğe baktığım kelimeleri çok güzel bir şekilde kullanmasına da imrendim. Altını çizdiğim pek çok yer oldu. Tek seferde okunup sindirilecek yerler değil, okudukça farklı anlamlar içeren sözler. Keyifle okunabilecek, insanı bazı kavramlar üzerinde düşünmeye zorlayan bir kitap. Okumak isteyen herkese keyifli okumalar.
Birde yazarın kendi sesiyle bu şiiri okuduğu bir video var. Zaman zaman açıp dinlemesi keyifli oluyor. Merak edenler için onu da şöyle bırakıyorum: m.youtube.com/watch?v=tGcaWpn...