''Biz onunla ikimiz, yan yana iki resim basıp bu iki resim arasındaki bilmem kaç farkı soran gazetelerin bulanık gözlü müdavimleri gibiyiz.O hep ayrılıklarımızı arar, bense farklılıklarımızı.O ne kadar neşeye yatkınsa, ben de o kadar keder müptelalığı...''
''İçinde bulunduğumuz durumu yüceltmek suretiyle, sıkıcı hayatlarımızın katlanılır olduğuna inanmamız, bizi kati intiharlardan uzak tutmak için olmadık oyunlar geliştiren aklımızın icat ettiği zekice bir çözüm değil midir zaten? Hayatı kendimize biçilmiş kaftan misali kuşanıp, çevremizdeki zavallıcıkların haline dertlenerek yaşarken; o zavallıcıkların da bizim için benzer duygular beslediğini bilmezden gelmeyi tercih ederiz.''
''Toprağına sarılmış kendini oraya sıkı sıkı bağlayıp hiç hareketsiz kalmış insanlar da görmüştüm.Mutluluklarını olduğu kadar mutsuzluklarını da sabitleyip garantiye alanlarını da.Onlardan biri olmak istememiştim.Gerçi her gittiği yerde başka bir şeyin, muhtemelen bizzat kendinin içine sıkışıyordu insan ama olsun, yine de gidebiliyor olmak iyiydi.''