Belki de, sıkça duyulan "içinde özgür kalmayı arzulayan biri var" deyiminin gerçeklik payı vardır. Bu, iki farklı yarıkürenin farklı inançlara sahip olabileceği anlamına gelir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zamanda ne kadar geriye gidersek gidelim, cinsiyet ayrımının ezelden beri bir hiyerarşi olarak görüldüğünü fark ediyoruz. Erkek daha iyidir; kadın onun kadar iyi değildir. Bütün bunlar sona mı erdi dersiniz? Açıkça görüyoruz ki hayır! Hala gidilecek daha çok yol var. Yok, hayır, kadınların tarihi hala sona ermedi!
İşin özü, kadınların özgürlüğünü çocukluklarından itibaren ellerinden almakta yatar. Kadınlar birey olma, diğer bir deyişle kendileriyle ilgili kararları kendileri alma hakkından yoksun bırakılırlar. Kendi yazgıları hakkında söz sahibi olamazlar; birer üretici, erkeklerin erkek çocuk sahibi olmak için gereksindikleri basit bir araç gibi verilirler. Bilgiye erişimleri de engellenir, çünkü erkeklerin bilgilerine erişmelerine izin vermek, onlara potansiyel olarak bağımsızlaşma imkanı sunmak anlamına gelecektir.