İşte buydu insanı vakitsiz büken. İki denklem vardı; acı ve gerçek. Acılar gerçeklerden kopamıyor ve biz bu iki denklemden bağımsız düşünemediğimiz için hayattan kopmak istiyorduk. Siz derin uyku dersiniz biz ise geri dönüşü olmayan sonsuzluk deriz...