Velhasıl; Bize umutsuzluk yakışmaz. Öyle alelade değil, bilinçle yaşayalım. Kimsenin kışına çiçek dökmeyelim ama yalancı baharlara da kanmayalım. Vakti yaratan belli, vakti tayin eden belli…
Herkes günün yorgunluğuyla yaşamında acele eder ve gelecek arzusuyla çabalar durur. Buna karşılık zamanını kendisi için kullanan insan her gününü son günüymüş gibi düzenler, yarını arzulamaz ve yarından korkmaz.
Devamında: “… birisinin beyaz saçlarına ve kırışıklıklarına bakıp uzun yaşadığını düşünmenin alemi yok, o uzun yaşamadı, sadece uzun süre var oldu. Güçlü bir fırtınanın limandan koparıp oradan oraya sürüklediği veya farklı yönlerden esen çılgın rüzgarların etkisiyle aynı yerde dönüp duran bir adamın, uzun bir deniz yolculuğu yaptığını düşünmenin ne anlamı var? “
Alıntıya Katılmadığımı İfade Etmek İsterim Hocam Şöyle ki;
Başkalarının Erdemini Küçümsemek, Kendi Eksikliğini Bir Nevi Gizleme Çabasıdır. Oysa Gerçek Bilgelik, Başkasının Işığını Söndürmek Değil, O Işıktan İstifade Edip Kendi Yolunu Aydınlatmaktır.
Kendi Gelişimine Odaklanmak, İnsanı Hem Kibirden Hem Kıskançlıktan Arındırır Diye Düşünüyorum .