bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek. bak, bunu yapabiliriz ve ancak bu taktirde irademizi tam bir şey yapmakta kullanmış oluruz
"bunu babasının yaptığını bilmeleri lazım! neil kendini öldürmez! o yaşamayı severdi!" diye ağladı.
"bunu ciddi ciddi babasının yaptığını düşünmüyorsun..." dedi knox.
"tabancayla değil!" diye bağırdı todd. "kahretsin, tetiği o pislik çekmiş olmasa da..." todd sözlerini bitiremeden hıçkırıklara boğuldu, sonra kendini kontrol etmeyi başardı. "bay perry onu vurmamış olsa da," dedi sakin sakin, "onu öldürdü. bunu bilmeleri gerek!"
"yarını düşlüyoruz ama yarın gelmek bilmiyor;
bir zafer düşlüyoruz
aslında hiç istemediğimiz.
yeni bir gün düşlüyoruz
o yeni gün zaten gelmişken.
kavgadan kaçıyoruz
durup dövüşmemiz gerekirken.
ve hala uyuyoruz.
çağrıyı dinliyor ama kulak asmıyoruz,
gelecek için umutlanıyoruz, gelecek yalnızca planlardan ibaretken
bilgeliği düşlüyoruz, her gün köşe bucak kaçtığımız,
bir kurtarıcı diliyoruz, kurtuluş ellerimizdeyken.
ve hala uyuyoruz.
ve hala uyuyoruz.
ve hala diliyoruz.
ve hala korkuyoruz..."
babam bana çocukken ne derdi biliyor musun? 'beş doksan sekiz' insan vücudundaki bütün kimyasallar şişelenip satılsa bu kadar edermiş. eğer her gün çalışıp kendimi kanıtlamazsam ben de ancak bu kadar edermişim. beş doksan sekiz