anne babası kendisini çocukluğunda olduğu gibi sevmeyi sürdürsünler diye pek çok isteğinden vazgeçmişti - oysa gerçek sevginin zamanla değişip geliştiğini, yeni ifade yolları keşfettiğini bilmiyor muydu?
"canımın içi yüreciğin yaralandı. gücümün ve zayıflığımın karşı konulmaz yasasına uyuyorum diye zalim sanma beni. senin yüreğin yaralandığı vakit, benim kabına sığmayan yüreğim de seninkiyke birlikte kanar. muazzam küçük düşmüşlüğümün sevinciyle senin sıcak canının içinde yaşıyorum ve sen benim canımın içinde öleceksin; pek tatlı bir ölümle."
sanki tüm dostlarımdan ayrı düşmüştüm, kısa bir süreliğine de değildi. sanki sonsuz uzak bir mesafe vardı aramızda ve burada açlıktan çok unutulmaktan ölecek gibiydim. çünkü kimse benim için endişelenmiyordu, toprağın ne üzerinde, ne de yukarısında olan hiç kimse hem de; kimse benimle ilgilenmediği için ölüyordum; kayıtsızca "ölüyor," demişlerdi ve gerçekten de böyle oldu