Epey bir vakit geçti aradan. Galiba dönmeyeceksin gittiğin diyarlardan. Öyleyse dilerim ki Allah’tan, sen de bana dair bir hayal kur gerçek olmasa da yalandan, hem bizim için yeni bir masal daha başlasa ne olur ki tekrardan…
Şu sıralar içinde senin olmadığın bir dünyayı pek umursamıyorum.
Zaten yıkılan hayallerimin enkazından da bir türlü kalkamıyorum.
Şayet sabretmekse mesele,
Ne çarşambalar geçti,
Ne cumalar bitti,
Bu kaçıncı eylül,
Yıl kim bilir hangisi?
Hiçbir zaman anlamadı insanoğlu
Dünya birine kalacak olsaydı Süleyman’a kalırdı
Ölüm satın alınsaydı Nemrut tutar alırdı
Çıkmadık canlara derman bulurdu
Lokman Hekim ölmedi mi?
Bu yüzden hiç korkmadık biz
Umudumuz hep Allah’tandı.
Derdimize yüksel dedik, istediğin kadar yüksel!
Nasıl olsa geçmeyecek misin?
Zalimlere güçlen dedik, dilediğin kadar güçlen!
Nasıl olsa düşmeyecek misin?
Öyle oldu, olacak.
Bu dünya iyiyle kötünün arasında bir yerde
Ama günü geldiğinde iyilerden taraf olacak.