Herkese merhabalar! Yeni tema ve yeni kitap yorumuyla karşınızdayım. Bugün çok beğenerek okuduğum bir kitabı sizinle paylaşmaya geldim. Thomas Taylor’dan Malamander. Bu kitap beni ilk kitap okumaya başladığım zamanlara götürdü. Kitap okumaya fantastik kitaplarla başlamıştım. Çok da severek okuyordum, bu kitapla tekrar başlayacağım sanırım, okumayı özlemişim
Malamander’a gelirsek çok keyifli ve sürükleyici bir kitaptı. Bölümler o kadar heyecan verici bitiyordu ki, bu yüzden kitabı asla elinizden bırakamıyorsunuz. Karakterlerin hepsi çok ince düşünülmüş ve Tuhaf Deniz Kasabası sakinlerine hayranlık duymadan edemiyorsunuz. Violet Parma’nın hikayesini öğrendik. Herbie Limon ile Violet Parma gerçekten çok iyi bir ikili oldular. Zorlukların üstesinden birlikte geldiler. Timaş Genç kitaplarının yaş aralığının olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden kardeşim de okuyacak, ben okurken çok merak etti. Size şiddetle Tuhaf Deniz Kasabası’na gelmeyi öneriyorum. Beğeneceğinize eminim
Şimdi sıra Gargantis’e geldi. Yarın onun da yorumu gelecek..ama onu da çok beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim
Size kitabın arka kapağındaki yazıyla veda ediyorum. Yarın görüşürüz!
Efsanevi Malamander`ın Gizemini Kim Çözecek?
Tuhaf Deniz Kasabası`na kışları kimse uğramaz. Özellikle karanlık çöktüğünde, korkunç sis Canavarağzı Kayalıklarını ve Leviathan gemisini yuttuğunda... Bazıları bu sisin içinde korkunç Malamander`in ayak izini gördüğüne yemin edebilir!
Herbert Limon, Büyük Nautilus Oteli`nin kayıp eşya sorumlusu, kaybolan eşyaların sahiplerini bulmanın ne kadar zor olduğunun farkında. Özellikle, kaybolan şey bir kız çocuğunun ailesi ise... Kimse on iki sene önce Parma Voilet`in ailesine ne olduğunu bilmez.