📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
YouTube kitap kanalımda Büşra Yılmaz'ı ve Ölüme Fısıldayan Adam kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/mw9srhkgYL8
Ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi gereken kitaplar serisine "tabii ki de para vermedim yayınevi"nden devam ettiğim bu kitap beni yine aşırı paranormal başkası adına utanma alemlerine sürükledi.
İncelemeye başlamadan önce şunu söylemem gerek. Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak bu tür kitaplarla vakit kaybetmemeniz açısından daha nitelikli kitaplar önerdim, o yüzden daha nitelikli kitaplarla tanışmak için yorumları mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
Öncelikle kitabın isminden ve içeriğinden bahsetmem gerekirse Yunan mitolojisindeki ölüler dünyası tanrısı Hades, Mısır mitolojisindeki ölüm ile cenaze tanrısı Anubis ve başka bir ölüm meleği olan Azrail bile bu kitaba bir gün rastlasalardı ölüm tanrısı olmak yerine herhalde bereket, çiçek, böcek, yaşam tanrısı falan olmak isterlerdi diye düşünüyorum.
Kitaptaki başlangıç sahneleri o kadar inanılmaz derecede başarısız ki, bu kitabı okumak yerine Kemal Sunal ile Şevket Altuğ'un başrollüğünü yaptığı Tokatçı filmindeki Karbonat Erol'un keklenmesini izleseydim eminim daha çok zevk alırdım. Hatta bu kitabı okuduğum sırada aklımdan aynı şu şekilde bir diyalog geçtiğini de söyleyebilirim...
- Haça maça takiko, Ölüme Fısıldayan Adam'ı okumuşko?
- Ölüme Fısıldayan Adamko? Bokoto yemişişko.
Her şey bir tarafa bu kitabı oluşturmak için size bir tarif veriyorum... Leon filmindeki küçük kızı canlandıran Natalie Portman'ı alın ve Scorsese'nin Taksi Şoförü filmindeki yan karakterlerden birini canlandıran Harvey Keitel'ı alın, biraz da balık çorbası ve okyanus kokulu duş jelini karıştırarak bu tepkimenin sonucunda Ölüme Fısıldayan Adam kitabını siz de kendi
Birileri bu kitabı okumadan önce söyleyeceğim birkaç cümle var! Kitabı okuduğum için sorumluluk duygusuyla yazıyorum tüm bunları.
Bir lisede rehber öğretmen olarak görev yapıyorum ve öğrencilerimin çoğunun elinde bu ve bu tarz wattpad kitaplar var. Her ne kadar onları iyi edebiyatla tanıştırmaya çalışsam da okuma oranı çok düşük olduğu için bu kitapların okuma alışkanlığı kazandırmak için geçiş olduğunu düşünmekteydim. Açıkçası zararlı olabileceklerini çok düşünmüyordum onların ne okuduklarını bilmek isteyip bu kitabı okuyana kadar.
Kitapta iki gencin aşkı anlatılmakta, çizilen kadın karakter intihar etmeyi defalarca denemiş mazoşist eğilimler gösteren bir tip. Erkek karakter ise borderline kişilik bozukluğu için tam bir örnek oluşturmakta. Kızımız çocuğu gördükten yaklaşık bir iki saat sonra ona aşık olmakta ve bunun ilk görüşte aşk olmadığını da ısrarla ifade etmektedir. Bu herkesin sandığının aksine oldukça kutsal bir duygu ona göre. Sevdiği adamın başlarda kendisine yönelik duygusal şiddet sayılabilecek sözleri bu kızımızın oldukça hoşuna gitmekte ve ağzından sigarası hiç düşmeyen bu halleriyle cool (!) bulduğu kişiye iyiden iyiye vurulmakta. Bir haftayı dahi bulmayan tanışıklığın ardından bu kişiye saplantılı bağlanma geliştirdiği yetmezmiş gibi onun için ölmeyi hatta ve hatta tecavüze uğrayarak ölme ihtimalini göze alır bir tebessüm uğruna ve kitap bu benzeri bir dolu saçmalıkla devam eder.
Binlerce liseli genci peşinden sürükleyen bir kitabın içerik olarak dolu olmadığının farkındaydım ancak gençler için bu denli olumsuz örnek oluşturabileceğini tahmin etmemiştim doğrusu. Saplantılı aşklar, antisosyal davranışlar, bağımlılık, psikolojik şiddet, kutsallaştırılan aşk teması altında hepsi ne kadar da normalleştirilip değerliymiş gibi gösteriliyor. Patolojik
Birileri bu kitabı okumadan önce söyleyeceğim birkaç cümle var! Kitabı okuduğum için sorumluluk duygusuyla yazıyorum tüm bunları.
Bir lisede rehber öğretmen olarak görev yapıyorum ve öğrencilerimin çoğunun elinde bu ve bu tarz wattpad kitaplar var. Her ne kadar onları iyi edebiyatla tanıştırmaya çalışsam da okuma oranı çok düşük olduğu için bu kitapların okuma alışkanlığı kazandırmak için geçiş olduğunu düşünmekteydim. Açıkçası zararlı olabileceklerini çok düşünmüyordum onların ne okuduklarını bilmek isteyip bu kitabı okuyana kadar.
Kitapta iki gencin aşkı anlatılmakta, çizilen kadın karakter intihar etmeyi defalarca denemiş mazoşist eğilimler gösteren bir tip. Erkek karakter ise borderline kişilik bozukluğu için tam bir örnek oluşturmakta. Kızımız çocuğu gördükten yaklaşık bir iki saat sonra ona aşık olmakta ve bunun ilk görüşte aşk olmadığını da ısrarla ifade etmektedir. Bu herkesin sandığının aksine oldukça kutsal bir duygu ona göre. Sevdiği adamın başlarda kendisine yönelik duygusal şiddet sayılabilecek sözleri bu kızımızın oldukça hoşuna gitmekte ve ağzından sigarası hiç düşmeyen bu halleriyle cool (!) bulduğu kişiye iyiden iyiye vurulmakta. Bir haftayı dahi bulmayan tanışıklığın ardından bu kişiye saplantılı bağlanma geliştirdiği yetmezmiş gibi onun için ölmeyi hatta ve hatta tecavüze uğrayarak ölme ihtimalini göze alır bir tebessüm uğruna ve kitap bu benzeri bir dolu saçmalıkla devam eder.
Binlerce liseli genci peşinden sürükleyen bir kitabın içerik olarak dolu olmadığının farkındaydım ancak gençler için bu denli olumsuz örnek oluşturabileceğini tahmin etmemiştim doğrusu. Saplantılı aşklar, antisosyal davranışlar, bağımlılık, psikolojik şiddet, kutsallaştırılan aşk teması altında hepsi ne kadar da normalleştirilip değerliymiş gibi gösteriliyor. Patolojik
YouTube kitap kanalımda Büşra Yılmaz'ı ve Ölüme Fısıldayan Adam kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/mw9srhkgYL8
Ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi gereken kitaplar serisine "tabii ki de para vermedim yayınevi"nden devam ettiğim bu kitap beni yine aşırı paranormal başkası adına utanma alemlerine sürükledi.
İncelemeye başlamadan önce şunu söylemem gerek. Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak bu tür kitaplarla vakit kaybetmemeniz açısından daha nitelikli kitaplar önerdim, o yüzden daha nitelikli kitaplarla tanışmak için yorumları mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
Öncelikle kitabın isminden ve içeriğinden bahsetmem gerekirse Yunan mitolojisindeki ölüler dünyası tanrısı Hades, Mısır mitolojisindeki ölüm ile cenaze tanrısı Anubis ve başka bir ölüm meleği olan Azrail bile bu kitaba bir gün rastlasalardı ölüm tanrısı olmak yerine herhalde bereket, çiçek, böcek, yaşam tanrısı falan olmak isterlerdi diye düşünüyorum.
Kitaptaki başlangıç sahneleri o kadar inanılmaz derecede başarısız ki, bu kitabı okumak yerine Kemal Sunal ile Şevket Altuğ'un başrollüğünü yaptığı Tokatçı filmindeki Karbonat Erol'un keklenmesini izleseydim eminim daha çok zevk alırdım. Hatta bu kitabı okuduğum sırada aklımdan aynı şu şekilde bir diyalog geçtiğini de söyleyebilirim...
- Haça maça takiko, Ölüme Fısıldayan Adam'ı okumuşko?
- Ölüme Fısıldayan Adamko? Bokoto yemişişko.
Her şey bir tarafa bu kitabı oluşturmak için size bir tarif veriyorum... Leon filmindeki küçük kızı canlandıran Natalie Portman'ı alın ve Scorsese'nin Taksi Şoförü filmindeki yan karakterlerden birini canlandıran Harvey Keitel'ı alın, biraz da balık çorbası ve okyanus kokulu duş jelini karıştırarak bu tepkimenin sonucunda Ölüme Fısıldayan Adam kitabını siz de kendi