Şirk cephesinin ticareti aksamaya, hacıların hacları bozulmaya, evlerin içinde İslam tartışılmaya başlanmıştı. Küfrün elebaşlarından nüfuzlu biri bu tartışmaların ortasında gülüme geliyordu. Mekke'nin kurnaz ihtiyarı Velid b. Mugire'ydi bu. Önce davasından vazgeçirmek için gülüme ziyadeden ziyade mülk, altın, kadın, makam vaat etti. O hepsini tebessümle dinledi, yaşlı bir kalbi kırmak istemedi, tekliflerini nazikçe reddetti. Hiç eğilip bükülmedi, hiç eğip bükmedi. Birkaç gün öylece buluştular. Velid'in kalbi gitgide gülüme ısınmaya başlamıştı. Son keresinde Ebû Leheb ile geldiler. Sonuç mâlum, amca, yeğenini yine azarladı. Gülümün içerlediği, eski yanlış anlamının düzeltilemeyişine üzüldüğü ve "Tebbet" suresini ta yürekten okuduğu geceydi...