"Mutluluk aranmaz, öğrenilir."
Puan vermedi·208 syf.··
2026 3. kitabı
"Mutluluk aranmaz, öğrenilir." ​Özgür Bolat’ın kitabının kapağında yer alan bu iddialı söz, gerçekten de çok çarpıcı. Zira çoğumuz —ben de dahil— mutluluğun sonradan öğrenilebilecek bir şey olduğunu düşünmeyiz. ​İşte bu noktada yazar bizlere bambaşka bir bakış açısı sunuyor. Üstelik bunu yaparken de tamamen bilimsel araştırmalardan ve deneylerden yardım alıyor. Bu durum anlatılan her şeyin altını dolduruyor ve okuyucuya "Evet, bu sadece bir tavsiye değil, kanıtlanmış bir gerçek" güvenini sonuna kadar hissettiriyor. ​Mutluluğun tanımı ile başlayan bu kitap, "Nasıl mutlu olurum?" sorusuna dair bilimsel veriler ışığında birçok kıymetli ipucuyla devam ediyor. ​Eğer siz de mutlu olmayı ve mutlu nesiller yetiştirmeyi istiyorsanız bu kitaba kesinlikle bir şans verin derim. Çünkü kitap bize mutluluğun varılacak bir istasyon olmadığını harika bir şekilde gösteriyor. ​ Peki sizce mutluluk bir hedef midir yoksa bir süreç mi? Yorumlarda buluşalım!
1K
Hepiniz Nasıl Mutlu Olursunuz?Özgür Bolat · Doğan Kitap · 2025135 okunma
Bunun animesi çıksa ne güzel olur
10/10
·524 syf.·
2026 5. kitabı
Uzun zaman önce okumuştum, bu seriyi hala eski tadı alabiliyorum. Pankreasını Yemek İstiyorum incelemesinde de bu seriden bahsetmiştim. Pankreasını Yemek İstiyorum'a ait incemem: #157414994 Bir rüya görüyorsunuz sizce gördüğünüz rüya kaderinizi etkileyebilir mi? MEB tarafından çok sevilen öğretmen tipi olan bir öğretmen öğrencilere Mutluluk nedir? Sorusunun cevabını arayın diye sorar. Nanoka da kendini beğenmiş ve sürekli Watashi wa Tensai der ve sınıf arkadaşlarını aşağılar. Bu yüzden bu soruyu bulmak için çeşitli maceralara atılır. Bu soruyu tek başına çözmenin zor olduğunu fark edince, yağmurlu bir günde bulduğu kediyi ısıtmak için kapı kapı dolaşarak kimsenin açmadığı kapıyı açan güzel bir abla (surtuk-san diyor kız) bir de onu evine alıp şekerler ve kurabiyeler ile besleyen yaşlı bir kadına bu soruları sorup onları tek arkadaşı olarak gördüğünü söyleyerek ajitasyon yapıyor. Neyse ciddi anlamda söylemem gerekirse Nanoka kendini ve onu neyin mutlu edeceğini bulacağı bir taraftan ağlatan diğer taraftan sıcaklığı ile kalpleri ısıtan hikayesi ile gözlerimizi yaşartıyor. Bu arada Spoiler :keşfe çıkarken intihar edecek kızın ismi kol bandında yazan Minami değil Minami lisesi oluyor. Asıl olayı anlatsam da spoiler olacaktır. Okuyan kimseler için Minami olayını anlattım. Her neyse güzel bir seridir. Kişinin geçmiş ve gelecek ile çarpması ve zamanın asla geri alınmayacak kadar önemli ve kıymetli olduğunu anlatır. Biraz duygusal biraz da felsefik bakış açılarına sahip.
İnceleme
Yine Aynı Rüyayı GördümYoru Sumino · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 202390 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 00:00
ba-yıl-dım. yalnızca tek bir kelime ile düşüncelerimi dile getirmem gerektiği söylenseydi muhtemelen bunu söyler ve kenara çekilirdim. yazardan okuduğum ilk kitaptı, dolayısı ile bazılarınız gibi diğer eserleriyle sarı yüz arasındaki farka değinip onlarla kıyaslayamayacağım. iyi ki ilk bu kitabını okumuşum, oldukça mutluyum bu sebepten ötürü. konusuna ufaktan değineyim, medyanın sandığı kadar olmasa da birbirine yakın iki yazar arkadaş var kitapta. june ve athena. athena başarılı, kitapları çok satanlardan çıkmayan bir dahi. june ise hiç kimse. ilk kitabı başarısızlıkla sonuçlanmış bir 'ezik'. en azından o böyle görüyor kendisini. june'un athena ile tanıştıktan sonraki hayatı onu kıskanmakla geçiyor ama ağzını açıp bir şey söyleyemiyor athena'ya. çünkü o athena; karizmatik bir yazar, june'un olamadığı her şey, june'un olmak isteyeceği kişi. ikili bir akşam birliktelerken athena ölüyor. june olayı polislere anlatıp athena'nın dairesinden evine dönüyor. ama yalnız başına değil; athena'nın çıkarmaya hazırlandığı bir kurgunun taslağı ile. ölmeden önce athena'nın kendisine anlattığı 'son cephe'nin karşısına oturup değiştire değiştire, ekleye çıkara bir şekle sokuyor ve kendisininmiş gibi onunla ilgilenen 'ajana' gönderiyor. ve olaylar böylelikle başlamış oluyor. kitabın konusundan okuyana dek uzak kaldım. ne kadar popüler olursa olsun spoiler yemeden buralara kadar geldim ama arkadaşım kitabı okuduğunda ondan bilinçli bir şekilde bazı spoilerlar aldım. buna rağmen O KADAR KEYİFLE OKUDUM Kİ, O KADAR HEYECANLA BİTİRDİM Kİ KİTABI! cidden elimden düşürmek istemedim ama iş yoğunluğum izin vermedi ki hemencecik bitireyim! kitap gerçekten günümüzü yansıtıyor ve iz bırakacak nitelikte. yayın hayatını, yazarları çok çok iyi yazmış ve bizlere sunmuş kuang. kitabı sevmemin en
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,5bin okunma
Puan vermedi
Selamlarr Birol İnan kaleminden "Hep Sevgili Kalalım" kitabıyla geldim size Yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Kalemini sevdim. Diğer kitaplarını da merak ettim okuyunca. Demir'i okuyoruz bu kitapta. Yazar karakterin içsel halini çok güzel yansıtmış okuyucuya. Demir'in arada kalmışlığını, kararsız halini en derinine kadar hissediyorsunuz. Demir, zengin bir iş adamı. Özgürlüğüne çok düşkün. Daha önce evlilik yapmış ama evliliği bitmiş. Kitabın ismi de buradan geliyormuş. Okudukça fark ettim. Hep sevgili kalalım, evlenmeyelim... Evlenip tekrar boşanmaktan da korkuyor Demir. Sofi ile Rüya ile neler yaşadığını öğrenmek istemez misiniz? Akıcı kurgusuyla sizi merak içinde bırakacak bir kitap. Demir'e çok kızdığım yerler oldu. Okuyunca siz de hak vereceksiniz bana "Kendi kendiyle canını yakan bir çelişki içindeydi." Oysa mutluluk varılacak bir istasyon değil. Mutluluk bir yolculuk şeklidir. Ask gülümsemektir. Onun için evrenseldir. Hep gülümseyin ve kim olduğunuzu unutmayın. Senin gözyasların olacağımı nereden bilebilirdim ki? Ben seni gecikmis trendeki kavuşamamış yolcu misali sevmişim. Talihsizliğim, sevdiğimi anlamamış olmak. @birolinan.yazar İlknur Seval S. @monakitap #düşsokağıkitaptutkunları
Hep Sevgili KalalımBirol İnan · Mona Yayınevi · 201837 okunma
7/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2025 92. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 22:51
“…mutluluk varılacak bir istasyon değil. Mutluluk bir yolculuk şeklidir.” Herkese Merhaba Kitabımızın ana karakteri Demir; iki çocuk babası ve elinden ayrılmış bekar bir erkek. Yaşadığı ilişkileri, mutluluğu mutsuzlukları ve iç dünyasını anlatan bir kitap. Demir özgürlüğüne oldukça düşkün biri ve hayatında hesap vereceği birinin olmasını istemiyordu. Gem zengin hemde yakışıklı olan Demir sosyal çevresininde etkisiyle etrafında bir çok kadın olan bir erkektir. Demir aslında tekrar evlenmekten değil boşanmaktan korkan biriydi. Demir bir gün Rüya adında kendisi gibi boşanmış ve bir kızı olan bir kadınla tanışır, Rüya ile birlikteyken kendini çok mutlu hissetmeye başlamıştır. Rüya’yı diğer kadınlardan farklı kılan ise içindeki saflıktı. Veee birde Kiev’de Demir’i bekleyen bir kadın vardı Sofi. Demir ve Rüya ilişkisi maalesef ki mutlu sonla bitmemiş bunun üzerine Demir, yaşadıklarını kaleme almaya başlamıştır. Bazen yazılarla bazen dizelerle duygularını dile getirmiştir. Rüya’dan sonra yıllardır kendisini bekleyen Sofi’yi yanına çağırır ve koşulsuz bir şekilde Sofi yanına gelir. Demir’in kanayan yarasını iyileştirmek isteyen Sofi başarılı olacak mı okuyup görelim. İkili ilişkilere farklı bir bakış açısı ile yazılmış bir kitaptı. Okumak isteyen herkese keyifli okumalar
Hep Sevgili KalalımBirol İnan · Mona Yayınevi · 201837 okunma
Hata! Hüsran!
1/10
·824 syf.··
2025 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 21:05
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) 'Değersiz Bir Hayat'ı, yazar 'Değersiz Bir Kitap'ta heba etti demek isterdim ama emeğe saygım her zaman sonsuzdur. Tabi bu bakış açısına göre değişebilir bir gerçek ama benim hayata yüklediğim anlam çerçevesinde asla tasvip edemeyeceğim bir eser oldu bu kitap. Anlatım tarzı oldukça karışık... Bölümler okunmaya başlandığında, kimin anlatımı olduğu 2. 3. sayfada anlaşılıyor. Kısmen biraz kafa karıştırıcı olsa da bu durum pek rahatsız edici olmayabilir. Gitgelli bir zaman akışında, sondan başa, ortalardan sona, ortalardan başa gidip gelince 822 sayfalık bir okuma - ki gereksiz sırf hikaye uzasın diye gereksizin gereksizi ayrıntılara yer verilmiş - eziyete dönüştü açıkçası. Güzel betimlemeler olsa yine çok sırıtmazdı ama basit günlük konuşma tarzlı bir anlatım olmuş. Hadi diyelim konumuz bu değil. İçeriğe bakınca yazar, pedofili gerçeğinin bir çocuğun -çocuğun erkek olması dikkate değer - hayatını nasıl maf edebildiğini vurgulamak istemiş olsun. Kimsesiz olan bu çocuğun, tek tutunağı arkadaşlarıyken konu öyle yerlere geldi ki okurken rahatsız olmamak elde değil. Cinsel tercihlerin bu kadar saptırıldığı kitaplar asla kabulüm olamaz. Mutaassıp bir bakış açısı gibi görünebilir, hoş böyle görünse de fikrim asla değişmez. Çünkü doğa gereği erkek-kadın birlikteğidir doğal olan. Oysa kitapta bunun aşırı derecede saptırıldığı kanısındayım. Eşcinsellik, biseksüellik gereksiz ve rahatsız edici boyutta şişirilmiş (ki bunu özgürlük üzerinden asla tartışma taraftarı değilim) , soğan zarı inceliğinde pedofili vakasına (uygun kelimeyi bulmakta zorlanıyorum) yer verilmiş, acıyı anlatmak yerine tamamen acıtasyon yapılmış(alıntılarda örnek
1000Kitap
Değersiz Bir HayatHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma