Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Durmadan başımıza uzak mesafelerden vurmak suretiyle kafamızı sakatlayan vahşi ve cinsel sapık olan bütün insanlara, bizi bu sanatoryuma düşüren ahlak düşkünü kardeşlere, derslere biz çalıştığımız halde bizim yerimize diploma alan ve sorumlu yerlere getirilen arkadaşlara elimizden geldiği kadar saldırmak amacıyla bu mektubu düzenlemiş bulunuyoruz. En küçük bir memur olmak için bile sağlık muayenesi şart olduğu halde, bu deliler nasıl oluyor da kaderimize hükmeden yerlerde bulunabiliyorlar? Bu soruyu açıkça sormak gerekir. Yıkılan binalardan, çöken yollardan, bakımsızlıktan ölen insanlardan, salgın hastalıktan, sellerden, depremlerden sorumlu kimdir? İnsanlık bu delilerin eline mi bırakılacaktır? Sormak isterim size. Bu deliler bizi nasıl idare edebilir? Sorarım size Durumu polise bildiririm. Bizi de serbest bırakmanızı rica ederim. Onların işkencesinden aklımızı kaybedecek duruma geldik Ceza kanununa dayanarak ve medeni kanunun uygulanmasını dileyerek, 4 km. dahilindeki bütün gizli işkence merkezlerinin kaldırılmasını ve insana insan gibi muamele edilmesini istediğimizi bu dilekçemizde nasıl anlatalım?
Biliyorum doktor, en çok merak ettiğin organdır kalbim. Onun bana ait olduğunu söylüyorlar doktor. İşte buna dayanamıyorum. Ayrıca, bu kadar çok parça içinde artık ‘Ben’ diye bir şey söz konusu olabilir mi? Hepsi dışarıdan alınmadı mı bunların? Peki o halde ben kimim? Hangi parçamın esiriyim? Kalbimin esiri. Ha-ha.
Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.
«Uzan şu divana da sözlerimi dinle,» dedi Hüsamettin Bey. «İnsanları tanımıyorsun Hikmet oğlum.»
Hikmet, uzandığı yerde, gözleri kapalı, albayın sözünü kesti: «Daha önce hiç karşılaşmadım da bu ülkede, ondan albayım. Siz arada bana gösterseniz...»