Sevdiğin adam güldüğünde gözünün kenarında oluşan çizgilerden birini bile sen yapmadıysan, adını onun nefesinde duymadıysan, yeşil erik mevsimi gelmiş gibi bir neşeyle dudaklarını tadamadıysan, gözünün ışığı yüzüne vurmamışsa, susuz, rüzgarsız girdaplardan haberin yoksa... o zaman hiç konuşmayacaksın aşktan...
Derdinin tam adını koymayanlar, onun yerine kullandıkları zamirli duygularla derman bulamazlar. Orhan’ınki de o hesap. Yaşadığı her neyse, ona “ben” diye başlayan cümleleri bile yasaklamıştı. Ama yuvarlak dünya kanunlarını unutmamak lazım; bir şeyden arkana bakmadan hızla uzaklaşırsan, onu yine önünde bulursun.
“Albatroslar” dedi Orhan “...albatroslar açık denizlerde yaşar. Onlar kanatlarını bit kez açtı mı hiç çırpmadan saatlerce su üstünde uçabilir. Sen ve yazdıklarında öyle. Karada değil, açık denizlerdesiniz. Hayatın dinginmiş gibi ama kaleminin ucundan süzülen beynin hiç öyle değil.