Ebru Cündübeyoğlu, oyunculuğunu çok beğendiğim şahane bir sanatçı. Kendisinin yazar yanı ile bu kitabı sayesinde yeni tanıştım, rastgele bir şekilde. Belki çok yönlü insana az rastladığımdan, belki iki karpuzun bir koltuğa sığmayacağına olan inancımdan kitaba dair beklentim iyi ihtimalle vasat olması yönündeydi. Lakin Sayın Cündübeyoğlu'nun mest eden betimlemeleri, akıcı üslubu kitapla aramda bir bağ oluşturdu. Bitişi, sevdiğim kişilere bir otobüs camının ardından el sallarken hüzne inat gülümsemek gibi bir tat bıraktı.
70'li yaşlardaki bir felsefe profesörünün hayatı Alzheimer hastalığına yakalanması paralelinde kendi ve kızının ağzından anlatılıyor.
Kızı için çokça söylediği şu sözleri alıntılamak isterim :
"Yalnızlığı hiç sevmez o. Çubuğa sarılan pamuk helva gibi çevresine arkadaş toplamaya bayılır. Tek başına çekilmiş hiçbir fotoğrafını bulamazsınız. Vesikalık fotoğraflarında bile elini tuttuğu biri vardır."
Detaylandırarak kitaba haksızlık etmek istemiyorum, okumanızı tavsiye ederim.
FerdaEbru Cündübeyoğlu · Hep Kitap · 2019607 okunma
Şile'de yaşayan emekli bir felsefe hocasına Alzheimer hastalığı teşhisi konması üzerine yaşadıkları, düşünceleri ve yaşamı.. oldukça naif bir hikaye, naif bir yaşam öyküsü, naif bir kişilik ve naif yazar..
Alzheimer hastası olan emekli felsefe hocası Ferda'nın hastalığı sürecinde yaşadığı,duyguları,çaresizlikleri,hastalığa dair umutsuzlukları o kadar güzel,yalın bir dille anlatılmış ki etkilenmemek mümkün değil.Betimlemeler insanın yüreğine dokunmadan edemiyor. Kitabın vurucu
cümlesiyle !
"Bak işte torunun Peri'miz geldi."
O an tanımasaydı bizi, belki bu kadar canımı yakmayacaktı söylediği:
"Lütfen bunu unutmak istemiyorum"Çarpıcı cümleyle belki bizler de Alzheimer hastalarını bir nebze anlayabiliriz.Tavsiye edebileceğim sıcacık bir roman.Keyifli okumalar:)
FerdaEbru Cündübeyoğlu · Hep Kitap · 2019607 okunma
Ebru Cündübeyoğlu'nun "Ferda" adlı romanı, emekli felsefe profesörü ve fantastik roman yazarı olan Ferda'nın hayatını anlatır. Şile'de tek başına yaşayan Ferda, zamanla yazma konusunda zorlanmaya ve soyut düşünme yeteneğini kaybetmeye başladığını fark eder. Unutkanlıklarının artmasıyla doktora başvuran Ferda'ya Alzheimer teşhisi konur. Hayatını zihniyle yöneten ve kontrolü elinde tutmaya alışkın olan Ferda için bu teşhis büyük bir yıkım olur. Hastalığın ilerleyip bedenini boş bir kabuğa dönüştürmeden önce, özellikle çok sevdiği kızına yük olmamak için harekete geçmeye karar verir. Roman, Ferda'nın hastalıkla mücadelesini ve bu süreçte yaşadığı içsel yolculuğu derinlemesine işler.
Yalın bir dille yazılmış bu güzel romanı okumanızı tavsiye ederim.
Kaybetmenin her türlüsü acı... kazada, kazara, hastalıkla, gözünün önünde eridiğini görerek ya da aniden. Hepsi de insanın canını çok yakıyor. Fakat, takdiri ilahi değil de kişinin kendi takdiri olunca ölüm, tesellisi çok zor oluyor geride kalanlara. Varlığınla, sevginle yaşaması için ona yetemediğini anlıyorsun. Belki de bu sebepten en sebepsiz ölümlerden daha ağır geliyor insana..
okuması çok keyifliydi..
FerdaEbru Cündübeyoğlu · Hep Kitap · 2019607 okunma
Ebru hn bir kitap yazar ve tek kitap ile müthiş bir yazar olduğunu kanıtlar ... Hem dinlediğim hemde okuduğum bir kitap . Hikaye içinde hikaye olan , hikayenin hangi kahramanı olduğunu sürekli sorguladığın , hah işte bu benim dediğinde ters köşe yapıp başka bir kişiye büründüğün, çok çok duygulandıran , doğandaki tanrıçanın hassas kalbini keşfettiren bir kitap.. üslup akıcı ve çok tatlı.. hüzünler bile çok tatlılık içeriyor ve çok içimizden. (Anne kaybı olana , annesi hasta olup deva bekleyene yada anne olmayı sorgulayanlara şifa niteliğinde bir kitap)
Ferda... Evimden biriymişcesine sevdim bu kadını. Unuttuklarımı düşündüm onunla birlikte hatırlamak istedim. Kendimi buldum bir çok yerde... Bitsin istemedim.. ️
Derin bir hikaye. Geriye baktığınızda birçok şeyi yavaş yavaş unuttuğunuzda ne hissediyorsunuz? Hem yazar hem de felsefe prof'u bir hanımefendinin üzücü bir o kadar da düşündürücü hikâyesi...
Sulugöz birisiyseniz bu kitabta o gözler bol bol sulanacak, hiç şüpheniz olmasın.
Yazarın en büyük özelliği hikayesini size anlatmıyor, akışın içine alıp sizi sürüklüyor. Bunu da sizi ilk etapta zorlayan her biri ... - n.b.n.g. - cümleleri ile yapıyor.
n.b.n.g. Ne demek diye soruyorsunuz. Bilmiyor musunuz ?
" Noktalı boşluğa ne gelmeli "
FerdaEbru Cündübeyoğlu · Hep Kitap · 2019607 okunma
Ebru Cündübeyoğlu Mete. Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, şarkıcı.
Diş Doktoru Ertuğrul Cündübeyoğlu ve 1970 Türkiye Güzelleri'nden Hülya Cündübeyoğlu'nun tek çoçuğudur. Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat mezunudur.
1993 yılında kendisi de annesi gibi Türkiye 4. Güzeli seçilmiş ve aynı yıl televizyon kariyeri başlamıştır. İlki ''Bir Başka Gece'' programı olmak üzere pek çok prestijli eğlence programının sunuculuğunu üstlenmiş , yapımında çalışmıştır. Hafta içi her gün, canlı yayınla seyirci karşısına çıktığı aktüel-eğlence programı ''Sabah Şekerleri'' ; 20'li yaşlarında büyük bir seyirci kitlesi tarafından tanınmasını sağlamıştır.
2005'de Çınar Yayınevinden çıkan ''Aşılı Kolum'' adlı şiir kitabı vardır.