her şeyi daha en başından biliyordum. bıraktım yapsın, denesin, didinsin. ona yardım bile ediyordum, arkadaşlık etmek için işten erken çıkıyordum. Morelli’nin suratsızlık ve kin saydığı işte buydu. üç ay boyunca gülmüş ve Guido’mu güldürmüştüm. bir şeye yaramış mıydı? beni bırakmayı bile başaramamıştı. başkasını kendimizden çok sevemeyiz. kendini kurtarmayanı kimse kurtarmaz.
Bunu ona hiç sormadım, gerçi sormam lazımdı, çünkü hayal gücünün yaşamın sınırına dek ulaşıp ulaşmadığını kim bir babadan daha içten yanıtlayabilirdi ki?
İnsan bir süre sonra kendi yaşamını bulmalı. Ne kadar erken o kadar iyi. Boşa harcamak için yine çok zaman yok. Her boşa geçen gün, insan yaşamından kesilmiş zamandır. Birinci, ikinci ya da üçüncü vardiyaya giderken bu kurutucu tesisleri için doğmadığımı hissederdim. Tabii ki para kazanıyordum ama insan para kazanmak için doğmaz. Şimdi uzaktan bakınca, kendi yaşamımı mı yaşadım diye düşünüyorum, bilmem ki. Belki de kendi yaşamım için sürekli kaçıyordum.